34

"Biz, hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri, «Biz, sizinle gönderileni inkâr ediyoruz» demişlerdir."

İbn Ebî Şeybe, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in Ebû Rezîn'den bildirdiğine göre ortak olan iki adam vardı. Bunlardan birisi ticaret için sahil tarafına doğru çıkıp gitti, diğeri de Mekke'de kaldı. Hazret-i Muhammed peygamber olarak gönderilince, sahil tarafına giden, öbür ortağına yazıp: "O (Allah'ın Resûlü) ne yaptı?" diye sordu. Ortağı: "Kureyş'ten kimse ona tâbi olmadı, hep zayıflar ve yoksullar ona tâbi oldular" cevabını yazınca, sahil tarafına çıkıp giden ticaretini bırakıp ortağının yanına geldi ve: "Bana o adamı (peygamberi) göster" dedi. (Kutsal ) kitapları okuyan bu adam Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) gelip:

"Neye çağırıyorsun?" diye sordu. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Şuna şuna çağırıyorum" karşılığını verince, adam: "Ben şehadet ederim ki sen Allah'ın Resûlü'sün" diye şehadet getirip müslüman oldu. Bu kişiye: "O'nun Allah'ın elçisi olduğunu nereden bildin?" diye sorulunca: "Allah ne zaman bir peygamber gönderdiyse, ona hep insanların güçsüzleri ve yoksulları tâbi oldular" cevabını verdi. "Biz, hangi memlekete bir uyarıcı göndermişsek oranın şımarık zenginleri, «Biz, sizinle gönderileni inkâr ediyoruz» demişlerdir" âyeti bunun üzerine nazil oldu ve Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) adamı çağırıp: "Allah, senin söylediğini tasdik eden âyet indirdi" buyurdu.

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in Katâde'den bildirdiğine göre âyette geçen şımarık zenginlerden kastedilenler, o topluluğun zorbaları, idarecileri, eşrafı ve şerdeki önderleridir.

İbnu'l-Münzir'in İbn Cüreyc'den bildirdiğine göre âyetteki şımarık zenginlerden kastedilenler o toplumun zorbalarıdır.

34 ﴿