39

De ki: Şüphesiz Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır."

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Dahhâk'a, "Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir..."' âyeti sorulup: "Burada Allah yolunda cihad için harcanan mal mı kastedilmektedir?" denilince, Dahhâk: "Hayır, âyette, kişinin, kendisi ve ailesi için yaptığı harcama kastedilmiş, Allah'ın, onun yerine başkasını vereceği bildirilmiştir" cevabını verdi.

Saîd b. Mansûr, Buhârî el-Edebu'l-Müfred'de, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Beyhakî Şu'abu'l-îman'da, İbn Abbâs'tan, "Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir..." âyetinden kastedilenin, israf ve cimrilik yapmadan yapılan harcama olduğunu bildirir.

İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in Saîd b. Cübeyr'den bildirdiğine göre "Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir..." âyetinden kastedilen, israf ve cimrilik yapmadan yapılan harcamadır.

Beyhakî'nin Şu'abu'l-îman'da Hasan(ı Basrî)'den bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "İsraf ve cimrilik yapmadan aileniz için harcadığınız şey, Allah yolunda harcanmıştır" buyurdu.

Firyâbî, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim, Mücâhid'in şöyle dediğini bildirir: Birinizin malı olursa, "Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir..." âyetine dayanarak fazla harcamasın, iktisatlı olsun, muhakkak ki rızık taksim edilmiştir; ola ki onun rızkı az, ama o rızkı çok olanlar gibi infakta bulunuyor.

Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid, "Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir" âyetini açıklarken şöyle dedi: "İnfak edilen malın yerine gelen, Allah'tandır. Bazen insan bütün malını hayır yolunda infak eder, ama ölene kadar bu malının yerine başkası gelmez. "Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı ancak Allah'a aittir" âyeti da, bu âyete benzemektedir. Bir canlıya gelen rızık Allah'tandır. Allah, bazen bir canlıya ölünceye kadar rızık vermeyebilir.

Beyhakî Şu'abu'l-îman'da, Câbir b. Abdillah'tan, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Kişi her ne harcarsa, onun yerini tutacak olanı vermek Allah'a aittir. Ancak bina ya da masiyet uğrunda yapılan harcama bundan müstesnadır,"

İbn Adiy el-Kâmil'de ve Beyhakî başka bir kanalla Muhammed b. el- Münkedir'den, o da Câbir'den, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Her iyilik sadakadır. Kişin kendisi için ve ailesi için harcadığı onun için sadaka olarak yazılır. Kişinin, şeref ve haysiyetini korumak için harcadığı kendisi için sadaka olarak yazılır. Müminin infak ettiği her nafakanın yerini tutacak olanını vermesi Allah'a aittir. Ancak bina ya da masiyet uğrunda yapılan harcama bundan müstesnadır." İbnu'l-Münkedir'e: "Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kişinin, ırzını korumak için yaptığı harcama kendisi için sadakadır" sözüyle neyi kasdetti?" diye sorulunca: "Şaire ve dilinden korunmak istediği kişiye verdiğini kasdetti" cevabını verdi.'

Ebû Ya'lâ, İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye zayıf senetle, Huzeyfe'den Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem): "Şunu bilin ki, sizin şu zamanınızdan sonra sıkıntılı bir zaman gelecektir. O gün mal sahibi olan elindekini sıkacak, infâk etmekten korkacaktır" buyurup, "Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir..." âyetini okuduğunu nakleder.

Buhârî ve ibn Merdûye'nin Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Yüce Allah: «Ey Âdemoğlu! İnfak et ki ben de sana infakta bulunayım» buyurmuştur. "

İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre Ali b. Ebî Tâlib der ki: "Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Her günün bir uğursuzluğu vardır, bu uğursuzluğu sadakayla defedin" buyuyrdu. İsterseniz halef vermekten bahseden âyetleri okuyun. Ben Yüce Allah'ın, "Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir..." buyurduğunu duydum. Siz infak etmezseniz, Allah size nasıl onun yerine başkasını versin?"

Hakîm et-Tirmizî Nevâdiru'l-Usul'da, Ebû Hureyre'den Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) : "Yardım, semadan ihtiyaç miktarınca iner" buyurduğunu nakleder.

Hakîm et-Tirmizî'nin bildirdiğine göre Zübeyr b. el-Avvâm der ki: Gelip Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) Önünde Oturdum, Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) gelip sarığımı arkadan tutup şöyle buyurdu: "Ey Zübeyr! Özel olarak sana, genel olarak ta insanlara gönderilen bir elçiyim. Rabbinizin ne buyurduğunu biliyor musunuz?" Ben: "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" karşılığını verince, Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Rabbiniz Arş'a istiva edip yarattıklarına baktığı zaman şöyle buyurdu: «Ey kullarım! Sizler Benim yarattıklanmsınız ve Ben de sizin Rabbinizim. Rızıklarınız Benim elimdedir. Onun için, sizleri mükellef kıldığım geçimlikte kendinizi fazla yormayınız ve rızkınızı Benden isteyiniz. Kendinizi Bana bırakınız ki ihtiyaçlarınızı size akıtayım» Rabbiniz ne buyurdu biliyor musunuz? Yüce Allah şöyle buyurdu: «Ey kulum! Sen infakta bulun ki, ben de sana infakta bulunayım. Sen (başkasını darlıktan kurtarıp) genişlet ki Ben de sana genişlik vereyim. Eğer kısarsan, Ben de sana (verdiklerimi) kısarım. Elindekini tutup vermemezlik etme, yoksa Ben de sana vermem. Malını biriktirip (infak etmeyerek) harcamamazlık yapma, yoksa Ben de biriktiririm ve sana vermem.» Rızık kapısı yedi kat semada açıktır ve Arş'a bitişiktir. Ne gece, ne de gündüz kapanmaz. Allah bu rızık kapısından her insana niyetine, infakına, verdiği sadakaya ve harcamaya göre indirir. Kim çok verirse ona çok verilir, kim az verirse ona da az verilir. Vermeyene de verilmez. Ey Zübeyr! Hem ye, hem yedir. Kısma, eğer kısarsan, sana verilen de kısılır. Sayma, yoksa sana verilen de sayılır, cimri olma, yoksa sana karşı cimri davranılır. Zorlaştırma, yoksa sana karşı da zorlaştırılır. Ey Zübeyr! Allah infakı sever, cimriliğe ise buğzeder. Kişinin cömertliği yakindendir. Cimrilik ise şüphedendir. Yakîn sahibi olan Cehenneme girmez. Şüphe sahibi olan da Cennete giremez. Ey Zübeyr! Allah, bir parça hurmayla olsa bile cömertliği, bir akrebi veya yılanı öldürmek bile olsa cesareti sever. Ey Zübeyr! Allah zelzele anında sabrı, şüphenin geldiği yerde yakîni, şehvetlerin indiği anda kâmil aklı, pislikler ve haramların olduğu anda günahtan sakındıran verâyı sever. Ey Zübeyr! Kardeşlere, iyilere ve hayırlılara saygılı ol ve onları yücelt. Komşunu ziyaret et. Facirlerle yürüme. Böylece Cennete hesaba çekilmeden ve azaba uğramadan gir. Bu, Allah'ın bana, benim de sana vasiyetimdir."

39 ﴿