37"Onlar Cehennemde: «Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim» diye bağrışırlar. (Onlara şöyle denilir:) Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı? Size uyarıcı da gelmişti. Öyle ise tadın azabı. Çünkü zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur." Abd b. Humeyd ve İbn Ebî Hâtim'in Katâde'den bildirdiğine göre âyette geçen, "Bizi buradan çıkar ki dünyada iken işlemekte olduğumuzdan başka ameller, salih ameller işleyelim, diye bağrışırlar...'" âyeti: "Yardım isterler" mânâsındadır. Abdurrezzâk, Firyâbî, Saîd b. Mansûr, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l- Münzir, Ebu'ş-Şeyh, Hâkim, İbn Merdûye ve Beyhakî'nin Sünen'de bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı?" âyetini açıklarken: "Âyette kastedilen süre altmış yıldır" dedi. Hakîm et-Tirmizî Nevâdiru'l-Usul'da, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim Râmehurmuzî el-Emsâl'de, Taberânî, İbn Merdûye ve Beyhakî'nin Şu'abu'l-îman'da İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kıyamet günü: «Altmış yaşındakiler nerede?» denilir. Bu yaş, Yüce Allah'ın, «Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı?» buyruğunda kastedilen yaştır" buyurdu. Ahmed, Abd b. Humeyd, Buhârî, Nesâî, Bezzâr, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim, Hâkim, İbn Merdûye ve Beyhakî'nin Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Altmış yıl yaşayan bir kimsenin yüce Allah'a karşı ileri sürecek bir mazereti kalmamıştır" buyurdu.' Abd b. Humeyd, Taberânî, er-Rûyânî, Râmehurmuzî el-Emsâl'de, Hâkim ve İbn Merdûye'nin Sehl b. Sa'd'dan bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Altmış yıl yaşayan bir kulun yüce Allah'a karşı ileri sürecek bir mazereti kalmamıştır" buyurdu. İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Hazret-i Ali: "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı?" âyeti ile kınadığı ömür süresi altmış yıldır" dedi. Râmehurmuzî el-Emsâl'de, Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı?" âyetini kastederek, "Altmış yıl yaşayan bir kulun yüce Allah'a karşı ileri sürecek bir mazereti kalmamıştır" buyurdu. Tirmizî, İbn Mâce, Hâkim, İbnu'l-Münzir ve Beyhakî'nin Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Ümmetimin ömrü altmış ile yetmiş yıl arasındadır. Bunlardan çok azı bundan daha fazla yaşar" buyurdu. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Âyette kastedilen ömür altmış yıldır" demiştir. İbn Cerîr ve İbn Merdûye'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı?"' buyruğunda kastedilen kırk altı yıldır. Abd b. Humeyd ve İbn Ebî Hâtim'in Hasan(ı Basrî)'den bildirdiğine göre "Sizi, düşünüp öğüt alacak kimsenin düşünüp öğüt alabileceği kadar yaşatmadık mı?" buyruğunda kastedilen kırk yıldır. Abd b. Humeyd ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde, bu âyet hakkında der ki: "İyi bilin ki; uzun ömür bir hüccettir. Allah'ın bizi uzun ömürle kınamasından kendisine sığınırız. Çünkü Yüce Allah'ın, "Size uyarıcı da gelmişti" buyruğuna on sekiz yaşındaki kişiler de muhataptır. Allah onlara uzun ömür ve peygamber göndermekle mazeretleri kalmadığını bildirmektedir." İbn Ebî Hâtim'in Süddî'den bildirdiğine göre âyette geçen uyarıcıdan kastedilen Hazret-i Muhammed'dir. İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Zeyd, âyette geçen uyarıcının Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) olduğunu söyleyip, "İşte ilk uyaranlar gibi bu da bir uyarandır" âyetini okudu. Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in İkrime'den bildirdiğine göre âyette geçen uyarıcıdan kastedilen saçlardaki aklardır. İbn Merdûye ve Beyhakî'nin Sünen'de İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre âyette geçen uyarıcıdan kastedilen saçlardaki aklardır. |
﴾ 37 ﴿