41"Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O'ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır." Ebû Ya'lâ, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim, Dârekutnî el-Efrâd'da, İbn Merdûye, Beyhakî el-Esmâ ve's-Sifât'ta ve Hatîb Tarih'te, Ebû Hureyre'den, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) minberde şöyle buyurduğunu nakleder: "Hazret-i Mûsa'nın içinden Allah uyur mu uyumaz mı, diye bir fikir geçince, Allah ona bir melek gönderdi. Melek onu üç gün uykusuz bıraktıktan sonra her eline bir tane olmak üzere iki şişe verdi ve şişeleri olduğu gibi (düşürmeden) muhafaza etmesini söyledi. Hazret-i Mûsâ uyumaya başladı ve elleri gevşeyince şişeler az daha düşecekti. Şişeler kırılmasın diye onları sıkıca tuttu. Sonunda uykuya dalınca şişeler düşüp kırıldılar. Yüce Allah bunu, eğer uyusaydı göklerle yeryüzünün ayakta duramayacağını göstermek için örnek vermiştir."' İbn Ebî Hâtim'in Hareşe b. el-Hurr'dan bildirdiğine göre Abdullah b. Selâm der ki: "Hazret-i Mûsa: "Ey Cibrîl! Rabbin uyur mu?" diye sorunca, Cibrîl: "Ey Rabbim! Kulun Mûsa, Senin uyuyup uyumadığını soruyor" dedi. Allah: "Ey Cibrîl! Ona, eline iki şişe almasını ve gecenin başlangıcından, sabaha kadar en yüksek dağın tepesinde durmasını söyle" buyurdu. Hazret-i Mûsa (aleyhisselam) dağa çıkıp iki şişe aldı ve beklemeye başladı. Gecenin sonuna gelince uykusuna yenildi ve şişeler elinden düşüp kırıldılar. Bunun üzerine: "Ey Cibrîl! Şişeler kırıldı" deyince, Yüce Allah: "Ey Cibrîl! Kuluma de ki, eğer uyusaydım gökler ve yer yok olurdu" buyurdu. Abdurrezzâk ve Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre İkrime der ki: Hazret-i Mûsa gizlice: "Yüce Allah uyur mu?" diye sordu. Hazret-i Mûsa dört gün boyunca gece gündüz uyumadan kaldı, sonra halka hitab etmek için minbere çıkıp eline iki şişe aldı. O hutbe verirken Allah kendisine uykuyu gönderdi ve ellerindeki şişeleri birbirine çarpıp kırmak üzereyken uyanıp hutbesine devam etti. Sonra ellerini birbirine çarpıp şişeleri kırınca korkuyla uyandı. Sonra: "Allah, O'ndan başka tanrı olmayan, kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip durandır" dedi.' el-Azame'de Ebu'ş-Şeyh ve Beyhaki, Saîd b. Ebî Burde'den, babasının şöyle dediğini bildirir: Hazret-i Mûsa'ya, kavmi: "Rabbimiz uyur mu?" diye sorunca, Hazret-i Mûsa: "Eğer inanıyorsanız, Allah'tan korkunuz" karşılığını verdi. Alah, Hazret-i Musa'ya iki şişe alıp su doldurmasını emretti. Hazret-i Mûsa kendisine söyleneni yapıp şişeleri elinde tutmaya başladı. Bu sırada uykusu gelip uyuyunca elinden düşen şişelerin kırılması üzerine Yüce Allah Hazret-i Mûsa'ya: "Ben, yok olup gitmemeleri için gökleri ve yeri tutuyorum. Eğer uyusaydım yok olup giderlerdi" diye vahyetti. Taberânî es-Sünne'de, Saîd b. Cübeyr'den: "İsrâiloğulları, Hazret-i Mûsa'ya: "Rabbimiz uyur mu?" diye sordular..." deyip hadisin tamamını nakletti. İbn Ebî Şeybe, Taberânî ve Ebû Nuaym el-Hilye'de, İbn Abbâs'ın şöyle dediğini bildirir: "Korku salan bir sultana gittiğinde sana zarar vermesinden korkarsan üç defa şöyle de: "Allah en büyüktür. Allah bütün yarattıklarından yücedir. Allah korkup sakındığım herkesten yücedir. Falan kulun, ordusunun, ona uyanların ve cinlerden ve insanlardan olan taraftarlarının şerrinden, yedi semayı izni olmadan yere düşmemeleri için tutan, kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a sığınırım. Allahım! Beni onların şerrinden koru. Senin övgün yücedir, senin himâyendeki kimse izzetlidir. İsmin mübarektir. Senden başka ibadete layık ilâh yoktur." İbnu's-Sünnî Amelu'l-Yevm ve'l-Leyle'de, Câbir'den, Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Kul, evine girip yatağına geçince, meleği ve şeytanı alelacele gelirler. Şeytanı: «Geceni şer ile bitir» der. Melek ise: «Geceni hayırla bitir» der. Eğer kul Allah'ı zikredip Ona hamdederse, melek, şeytanı kovup bu kulu korumaya başlar. Bu kişi uyanınca, yine meleği ve şeytanı alelacele gelirler ve şeytan: «Gününe şer ile başla» der. Melek te: «Gününe hayırla başla» der. Eğer kul: «Nefsimi, ölümden sonra bana geri iade eden ve uykusunda öldürmeyen Allah'a hamdolsun. İzniyle yedi semayı arzın üzerine düşmekten alıkoyan Allah'a hamdolsun. Eğer yedi sema düşerse, bunları Ondan başka tutacak yoktur. O, Halîm ve bağışlayıcıdır» derse ve: «Yedi semayı izni olmadan yere düşmemeleri için tutan, kendisinden başka ilâh olmayan Allah'a hamdolsun. Doğrusu Allah insanlara karşı şefkatli ve merhametli olandır» derse, bu kişi yatağından düşüp ölürse şehid olur. Eğer kalkıp namaz kılarsa faziletler içinde namaz kılmış olur." İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Ebu'ş- Şeyh'in Ebû Mâlik vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs der ki: "Yeryüzü bir balığın üzerinde zincir de balığın kulağındadır. Balık ta Allah'ın elindedir. "Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor" âyeti buna işaret etmektedir." Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in Katâde'den bildirdiğine göre âyette geçen (.....) âyeti, "Yerlerinden oynatmasınlar..." mânâsındadır. Abd b. Humeyd'in Katâde'den bildirdiğine göre Ka'b(u'l-ahbâr) şöyle derdi: "Sema, değirmen taşının ekseni gibi bir eksen üzerinde döner." Huzeyfe b. el-Yemân: "Ka'b yalan söylüyor. Yüce Allah, «Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor» buyurmaktadır" demiştir. Saîd b. Mansûr, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in Şakîk'ten bildirdiğine göre İbn Mes'ûd'a: "Ka'b: «Sema bir meleğin omuzu üzerindeki bir sütunda değirmen taşının ekseni gibi bir eksen üzerinde döner» diyor" denilince, "Ka'b yalan söylüyor. Yüce Allah, "Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor..."' buyurmaktadır. Onun yok olup gitmesi için dönmesi yeterlidir" karşılığını verdi.'" |
﴾ 41 ﴿