70

"Biz, ona şiiri öğretmedik. Ona yakışmaz da. O ancak bir zikir ve apaçık bir Kur'ân'dır. Tâ ki o, diri olan kimseleri korkutup uyarsın ve kâfirler aleyhine söz hak olsun."

İbn Ebî Hâtim'in Süddî'den bildirdiğine göre "Biz, ona şiiri öğretmedik..."' buyruğunda kastedilen kişi Hazret-i Muhammed'dir.

Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde, "Biz, ona şiiri öğretmedik. Ona yakışmaz da. O ancak bir zikir ve apaçık bir Kur'ân'dır. Tâ ki o, diri olan kimseleri korkutup uyarsın ve kâfirler aleyhine söz hak olsun" âyetlerini açıklarken şöyle dedi: "Allah, Hazret-i Muhammed'i bunlardan korumuştur. Ona indirilen şey Kur'ân'dır. Kur'ân kalbi ve basireti diri olanları uyarmak, kâfirlerin kötü amelleri sebebiyle de aleyhlerine sözün (azabın) hak olması için gönderilmiştir."

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Katâde der ki: Bana bildirildiğine göre Hazret-i Âişe'ye: "Allah'ın Resûlü şiirden bir şeyler söyler miydi?" diye sorulunca: "Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) en nefret ettiği şey şiirdi. Yalnızca Kays oğullarının kardeşlerinden bir şâirin bir beytini söyler, ancak başını sonuna, sonunu da başına koyarak söylerdi (Bir keresinde): "Azık vermediğin kişi sana haberlerle gelir" beytini söyleyince, Ebû Bekir: "Bu şiir böyle değildi" deyince, ise Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): "Vallahi ben şair değilim, şairlik te bana yakışmaz" buyurdu.

İbn Ebî Şeybe ve Ahmed'in bildirdiğine göre Hazret-i Âişe: "Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) haber gecikince: "Azık vermediğin kişi sana haberlerle gelir" beytini söylerdi.

İbn Ebî Şeybe'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şiirlerden, "Azık vermediğin kişi sana haberlerle gelir" beytini söylerdi.

İbn Sa'd, İbn Ebî Hâtim ve el-Merzubânî, Mu'cemu'ş-Şuarâ'da, Hasan(ı Basrî)'den bildirir: Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), "Kişiyi (kötülüklerden) alıkoyan olarak, islâm ve ağaran saçlar yeter" beytini söylerdi. Hazret-i Ebû Bekr: "Ey Allah'ın Resûlü! şâir, «Kişiyi (kötülüklerden) alıkoyan olarak, ağaran saçlar ve İslam yeter» demiştir" deyince, Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) şiiri daha önce söylediği gibi tekrar etti. Bunun üzerine Hazret-i Ebû Bekr: "Şahitlik ederim ki sen Allah'ın Resûlü'sün, sana şiir öğretmemiştir ve şiir de sana yakışmaz" dedi.

İbn Sa'd'ın Abdurrahman b. Ebi'z-Zinâd'dan bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) Abbâs b. Mirdâs'a: "«Benim talanımla Ubeyd'in talanını Akra' ile Uyeyne arasında mı kabul ediyorsun?» diyen (şiirini söyleyen) sen misin?" buyurdu.

Sünen'de Beyhaki, senedinde durumu meçhul olan bir kişinin bulunduğu bir rivayetle, Hazret-i Âişe'nin şöyle dediğini bildirir: "Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) bir beyit dışında şiir söylememiştir. O da: İyiye yor çünkü istediğin olur. Çoğu zaman, bir şeye oldu denince olur" şiiridir. Bunu da söylerken şiire benzememesi için bir harfini eksiltmiştir.

Ebû Dâvud, Taberânî ve Beyhakî'nin İbn Amr'dan bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Eğer ben tiryak (panzehir) içersem veya muska takınırsam ya da kendi kafamdan şiir söylersem (artık Îslâmî ölçülerin dışına çıkmış olacağımdan bir daha) yaptıklarımın Îslâmî ölçülere uyup uymadığın)a aldırış etmem" buyurdu.

İbn Cerîr ve Beyhakî'nin Şu'abu'l-îman'da Dahhâk'tan bildirdiğine göre âyette geçen diri kelimesinden kastedilen akıl sahibidir.

İbn Ebî Şeybe'nin bildirdiğine göre Nevfel b. Ebî Akreb der ki: Hazret-i Âişe'ye: "Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yanında şiir dinlenir miydi?" diye sorduğumda: "Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) en fazla sevmediği söz şiirdi" cevabını verdi.

70 ﴿