17

"Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Dâvud'u hatırla. O, Allah'a çok yönden bir kimse idi."

İbn Cerîr'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre âyette geçen (.....) kelimesi, kuvvet mânâsındadır.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in Mücâhid'den bildirdiğine göre âyette geçen "Güçlü kulumuz Dâvud'u hatırla..." sözünden kastedilen, Allah'a itâatta güçlü olmaktır.

Abdurrezzâk ve İbn Ebî Hâtim'in Katâde'den bildirdiğine göre âyette geçen "Güçlü kulumuz Dâvud'u hatırla..." sözünden kastedilen, ibadette güçlü olmaktır.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Katâde, "Güçlü kulumuz Dâvud'u hatırla..." âyetini açıklarken: "Hazret-i Dâvud'a (aleyhisselam) ibâdette güçlülük, İslâm'da anlayış verilmişti" dedi.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Hasan, "Güçlü kulumuz Dâvud'u hatırla..." âyetini açıklarken: "Hazret-i Dâvud'a (aleyhisselam) ibâdette güçlülük, doğru yolu görme özelliği verilmişti" dedi.

Buhârî Tarih'te ve Hâkim'in Ebu'd-Derdâ'dan bildirdiğine göre Allah'ın Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem) Hazret-i Dâvud'dan bahsedince: "Beşerin en fazla ibadet edeniydi" buyururdu.

Deylemî'nin İbn Amr'dan bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Hiç kimseye: «Ben Dâvud'dan daha fazla ibadet yaparım» demek yakışmaz" buyurmuştur.

Ahmed'in 'Zühd'de bildirdiğine göre Sâbit der ki: Hazret-i Dâvud, gece namazını uzun tutardı. Rükûya varıp başını kaldırınca gökyüzüne bakar ve: "Ey gökleri imar eden, Sana başımı kaldırdım. Bu, kuların, Rabblerine nazar edişidir" derdi.

Ahmed'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî) der ki: Hazret-i Dâvud (aleyhisselam): "Ey ilahım! Seni zikreden bir topluluğa uğrarsam ve (onlara atlayıp) geçersem, onları geçen ayağımı kır" demiştir.

Ahmed'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî) der ki: Hazret-i Dâvud (aleyhisselam): "Ey İlahım! Hangi rızık daha tatlıdır?" diye sorunca, Yüce Allah: "Elinin emeği daha tatlıdır ey Dâvud" buyurdu.

Ahmed'in, Urve b. ez-Zübeyr'den bildirdiğine göre Hazret-i Dâvud (aleyhisselam) minberde hurma yaprağından sepet yapıp çarşıya göndererek sattırır ve onun parasıyla geçinirdi.

Ahmed'in Saîd b. Ebî Hilâl'den bildirdiğine göre Hazret-i Dâvud (aleyhisselam) gece kalktığı zaman şöyle derdi: "Allahım! Gözler uyudu, yıldızlar battı. Sen ise kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yaratıklarını gözetip duransın."

İbn Cerîr'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre evvâb, tesbih eden mânâsındadır.

İbn Cerîr'in Mücâhid'den bildirdiğine göre evvâb, tesbih eden mânâsındadır.

İbn Ebî Hâtim'in Amr b. Şurahbîl'den bildirdiğine göre evvâb, Habeş diliyle, tesbih eden mânâsındadır.

Deylemî'nin bildirdiğine göre Mücâhid der ki: İbn Ömer'e, evvâb'ın mânâsını sorduğumda şöyle cevap verdi: Ben Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) aynı soruyu sorduğumda: "Yalnız kaldığında günahlarını hatırlayıp Allah'tan bağışlanma düeyendir" cevabını verdi.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in Mücâhid'den bildirdiğine göre evvâb, günahlarını terk edip Allah'a yönelen, mânâsındadır.'

Abd b. Humeyd'in Mücâhid'den bildirdiğine göre evvâb, günahlara tövbe edip günah işlemekten vazgeçen mânâsındadır.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Katâde, "O, Allah'a çok yönelen bir kimse idi" âyetini: "O, Allah'a itaat eden ve çok namaz kılandır" şeklinde açıklamıştır.

Abd b. Humeyd'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre evvâb, kesin olarak inanan mânâsındadır.

17 ﴿