23

"Allah, kelâmın en güzeli olan Kur'ân'ı, (icaz, hikmet ve belâğatta) âyetleri birbirine benzer, mükerrer (kıssa ve öğütlerle dolu) bir kitab halinde indirdi. Öyle ki, Rablerinden (iç duygusu ile) korkanların derileri, ondan ürperir. Sonra derileri de, kalbleri de Allah'ın zikrine (dönerek rahmet âyetleriyle) yumuşar. İşte bu Kitab, Allah'ın (insanlar için gönderdiği) rehberidir. Allah onunla dilediğine hidayet verir. Kimi de Allah saptırırca, artık ona hidayet edecek yoktur."

İbn Cerîr'in İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem): "Ey Allah'ın Resûlü! Bize bir şeyler anlatsan" denilince, "Allah, kelâmın en güzeli olan Kur'ân'ı, (icaz, hikmet ve belâğatda) âyetleri birbirine benzer, mükerrer (kıssa ve öğütlerle dolu) bir kitab halinde indirdi. Öyle ki, Rablerinden (iç duygusu ile) korkanların derileri, ondan ürperir. Sonra derileri de, kalbleri de Allah'ın zikrine (dönerek rahmet âyetleriyle) yumuşar, işte bu Kitab, Allah'ın (insanlar için gönderdiği) rehberidir. Allah onunla dilediğine hidayet verir. Kimi de Allah saptırırsa, artık ona hidayet edecek yoktur" âyeti nazil oldu.

İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Kur'ân'ın tamamı mükerrerdir (öğütlerle doludur)" demiştir.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Allah, kelâmın en güzeli olan Kur'ân'ı, (icaz, hikmet ve belâğatda) âyetleri birbirine benzer, mükerrer (kıssa ve öğütlerle dolu) bir kitab halinde indirdi..." âyetini açılarken: "Kur'ân'ın hepsi birbirine benzer ve bir kısmı diğer bir kısmını tasdik eder" demiştir.

İbn Cerîr ve İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs, "Allah, kelâmın en güzeli olan Kur'ân'ı, (icaz, hikmet ve belâğatda) âyetleri birbirine benzer, mükerrer (kıssa ve öğütlerle dolu) bir kitab halinde indirdi..." âyetini açılarken: "Allah'ın Kitabı mükerrerdir. Bir şey içinde defalarca tekrarlanır" demiştir.

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde, "Allah, kelâmın en güzeli olan Kur'ân'ı, (icaz, hikmet ve belâğatda) âyetleri birbirine benzer, mükerrer (kıssa ve öğütlerle dolu) bir kitab halinde indirdi...'" âyetini açılarken şöyle dedi: "Âyetlerdeki helaller ve haramlarda çelişki yoktur. Bunlardan bahseden âyetler, âyet âyet harf harf birbirine benzer. Mükerrer lafzından kastedilen ise Yüce Allah'ın Kitab'ında bildirdiği farzlar, hadler ve hükümlerdir."

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid, "Allah, kelâmın en güzeli olan Kur'ân'ı, (icaz, hikmet ve belâğatda) âyetleri birbirine benzer, mükerrer (kıssa ve öğütlerle dolu) bir kitab halinde indirdi..." âyetini açılarken: "Kur'ân'ın hepsi mükerrerdir ve Allah'tan kuluna olan öğütlerle doludur" demiştir.

İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr, "Allah, kelâmın en güzeli olan Kur'ân'ı, (icaz, hikmet ve belâğatda) âyetleri birbirine benzer, mükerrer (kıssa ve öğütlerle dolu) bir kitab halinde indirdi..." âyetini açlarken: "Kur'ân âyetleri birbirini açıklar ve bir kısmı diğer kısmına işaret eder" demiştir.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Ebû Recâ der ki: Hasan(-ı Basrî)'ye, "Allah, kelâmın en güzeli olan Kur'ân'ı, (icaz, hikmet ve belâğatda) âyetleri birbirine benzer, mükerrer (kıssa ve öğütlerle dolu) bir kitab halinde indirdi..." âyetini sorduğumda şöyle cevap verdi: "Allah, Kur'ân'da hükümleri tekrar etmiştir. Bir âyette herhangi bir konuda hüküm veren bir âyet varken, başka bir sûrede ona benzeyen bir başka âyet bulunur."

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Ebû Recâ der ki: Bu âyet benim de bulunduğum bir yerde İkrime'ye sorulunca: "Allah onda hükümleri tekrar etmiştir" dedi.

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde, "öyle ki, Rablerinden (iç duygusu ile) korkanların derileri, ondan ürperir'" âyetini açıklarken şöyle dedi: "Bu, Allah'ın dostlarının vasfıdır. Allah onları vasfedip: "Onların derileri ürperir, gözleri ağlar ve Allah'ın zikriyle kalpleri mutmain olur" buyurmuştur. Allah dostlarının akıllarının gidip kendilerinden geçtiklerini söylememiştir. Bu durum bidat ehlinde mevcuttur ve bu hareketler Şeytandandır."

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Cüreyc, "öyle ki, Rablerinden (iç duygusu ile) korkanların derileri, ondan ürperir. Sonra derileri de, kalbleri de Allah'ın zikrine (dönerek rahmet âyetleriyle) yumuşar" âyetini açıklarken şöyle dedi: "Allah'ın zikrini ve tehdidini duydukları zaman derileri ürperir, Cenneti ve Allah'ın (kullarına olan) yumuşaklığının zikredildiğini duydukları zaman ise Allah'ın rahmetini umarak kalpleri yumuşar."

Saîd b. Mansûr, İbnu'l-Münzir, İbn Merdûye, İbn Ebî Hâtim ve İbn Asâkir'in bildirdiğine göre Abdullah b. Urve b. ez-Zübeyr der ki: Ninem Esmâ'ya: "Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) ashâbı Kur'ân okudukları zaman ne yaparlardı?" diye sorduğumda: "Onlar, Allah'ın kendilerini vasfettiği gibiydiler. Gözleri yaşarır, derileri ürperirdi" cevabını verdi. Ben: "Bugün birtakım insanlara Kur'ân okunduğu vakit bazıları baygın olarak yere düşmektedir" dediğimde: "Şeytandan Allah'a sığınırım" karşılığını verdi.

Zübeyr b. Bekkâr el-Muvaffakiyyât'ta, Âmir b. Abdillah b. ez-Zübeyr'in şöyle dediğini bildirir: Babama gelip: "Öyle bir topluluk gördüm ki, daha önce onlardan hayırlısını görmedim. Allah'ı zikrediyorlar ve çığlık atıp Allah korkusundan baygın düşüyorlar" dedim. Babam: "Onlarla oturma!" dedikten sonra şöyle devam etti: "Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) Kur'ân okuduğunu gördüm. Ebû Bekr'in ve Ömer'in de Kur'ân okuduğunu gördüm. Onların Allah korkusuyla böyle yaptıklarını görmedim. Sence onlar Ebû Bekr ve Ömer'den daha çok mu Allah'tan korkuyorlar?"

ibn Ebî Şeybe'nin bildirdiğine göre Kays b. Cübeyr: "(Allah'ı zikrederken) kendinden geçip çığlık atmak şeytandandır" dedi.

Saîd b. Mansûr, İbn Ebî Şeybe ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbrâhîm(-i Nehaî), (zikir esnasında) ışık gördüğünü iddia eden kişi için: "Bu, Şeytandandır. Eğer böyle bir şeyde hayır olsaydı, Bedir ehline bu ışık gösterilirdi" demiştir.

Hakîm et-Tirmizî Nevâdiru'l-Usul'da, Abbâs b. Abdilmuttalib'den Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Kulun derisi Allah korkusuyla ürperirse, kurumuş ağacın yapraklarının döküldüğü gibi bu kişinin günahları da dökülür."

Hakîm et-Tirmizî'nin bildirdiğine göre Ubey b. Ka'b der ki: "Allah'ın emrettiği şekilde ve sünnete uygun olarak Rahman'ı zikredip Allah korkusuyla derisi ürperen hiçbir kul yoktur ki, yaprakları kuruyan ağaca esen rüzgarın, bu yaprakları döktüğü gibi bu kişinin de günahları dökülmesin. Allah'ın emrettiği şekilde ve sünnete uygun olarak Rahman'ı zikredip Allah korkusuyla gözleri yaşaran kişiye de hiçbir zaman cehennem ateşi dokunmaz."

23 ﴿