6

"Allah'ın âyetleri hakkında inkâr edenlerden başkası tartışmaya girişmez. Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın. Onlardan önce Nûh'un kavmi ve onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı yok etmek için batıl şeyler ileri sürerek tartışmışlardı. Bu yüzden onları kıskıvrak yakaladım. Benim cezalandırmam nasılmış (gördüler)! İnkâr edenlerin cehennemlik olduklarına dair Rabbînin sözü böylece gerçekleşti."

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Ebû Mâlik: "Allah'ın âyetleri hakkında inkâr edenlerden başkası tartışmaya girişmez..." âyetini açıklarken: "Hâris b. Kays es-Sehmî hakkında nazil oldu" demiştir.

Abd b. Humeyd'in Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kur'ân hakkında tartışmak küfürdür" buyurmuştur.

Abd b. Humeyd ve Ebû Dâvud'un Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kur'ân hakkında tartışmak küfürdür" buyurmuştur.

Abd b. Humeyd, Ebû Cüheym'den bildirir: Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) ashabından iki kişi bir âyetin okunuşu konusunda ihtilafa düştü. Biri: "Ben bizzat Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) ağzından şu şekilde işitip öğrendim" derken, diğeri de: "Ben de bizzat Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) ağzından şu şekilde işitip öğrendim" diyordu. Sonunda ikisi de Resûlullah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) yanına geldiler ve durumu ona anlattılar. Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kur'ân yedi harf (kıraat) üzerine nazil oldu. Ancak sakın Kur'ân hakkında tartışmaya girmeyin! Zira Kur'ân hakkında tartışma küfürdür" buyurdu.

Abd b. Humeyd'in Ebû Hureyre'den bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kur'ân hakkında tartışmak küfürdür" buyurmuştur.

Abdurrezzâk ve Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Katâde: "...Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın" buyuğunu açıklarken: "Yeryüzünün dört bir tarafına yolculuk yapmaları, gezip dolaşmaları seni aldatıp endişeye düşürmesin" demiştir. "...Onlardan sonra gelen topluluklar da yalanlamıştı. Her ümmet kendi peygamberini yakalayıp cezalandırmaya azmetmişti..." âyetini açıklarken: "Nûh, Âd ve Semûd kavminden sonra gelen ve küfür üzerinde olan topluluklar da kendi peygamberlerini yalanlamışlardı. Bunlardan her bir topluluk kendi peygamberlerini yakalayıp öldürmeye çalışmışlardı" demiştir. "İnkâr edenlerin cehennemlik olduklarına dair Rabbinin sözü böylece gerçekleşti" âyetini açıklarken de: "Yaptıkları kötü amellerden dolayı azabı hak ettiler" demiştir.

Abd b. Humeyd ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde: "...Onların şehirlerde gezip dolaşmaları seni aldatmasın" âyetini açıklarken: "Yeryüzünde fesat çıkarmaları seni endişeye düşürmesin" demiştir. "...Benim cezalandırmam nasılmış" âyetini açıklarken de: "Vallahi pek çetin bir azaptır!" demiştir.

Taberânî'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem): "Batıl şeyler ileri sürerek hakkı yok etmek isteyen birine yardımcı olan kişi, Allah'ın zimmeti ile Resûlünün zimmetinden çıkmıştır" buyurmuştur.

6 ﴿