21"Siz de gördünüz mü, Lât'ı ve Uzza'yı? Üçüncü olarak da öteki Menat'ı? Erkek size de, dişi O'na mı?" Abd b. Humeyd, Buhârî, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Lât, hacılara un çorbası yapan bir kişiydi" dedi. Abd b. Humeyd'in lafzı ise: "Lât, un çorbası yapar ve hacılara içirirdi" şeklindedir. Nesâî ve İbn Merdûye, Ebu't-Tufayl'dan bildirir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Mekke'yi fethettiği zaman Hâlid b. el-Velîd'i, Uzza'nın bulunduğu yere Nahle'ye gönderdi. Hâlid, üç muğaylan ağacı üzerinde olan Uzza'nın yanına geldi ve bu ağaçları keserek üzerine inşa edilmiş olan evi yıktı. Sonra da Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) gelip durumu haber verdi. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Geri dön, şüphesiz sen hiç bir şey yapmamışsın" buyurdu. Bunun üzerine Hâlid geri döndü. Uzza'nın hizmetçileri ve koruyucuları onu görünce: "Ey Uzza, ey Uzza!" diyerek dağa kaçtılar. Hâlid oraya gelince çırılçıplak bir kadının saçlarını sarkıtmış, başına avuçlarıyla toprak saçtığını gördü. Hâlid kadını öldürünceye kadar ona kılıcıyla vurdu. Yine Resûlüllah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) dönüp durumu haber verdi. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "İşte o, Uzza'dır" buyurdu. Taberânî ve İbn Merdûye'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Uzza Nahle'nin orta yerindeydi. Lât ise Tâif'te, Menât ise Kudeyd'deydi. Saîd b. Mansûr ve Fâkihî, Mücâhid'den bildirir: Lât cahiliye zamanında Tâif'te evi bir kayalıkta olan ve koyunları bulunan bir kişi idi. Bu kişi koyunların sütünden yağı çıkarır, Tâif'ten de kuru hurma alarak bir çeşit çorba yapar ve bunu oradan geçenlere içirirdi. Bu kişi öldükten sonra ona taparak: "İşte Lât budur" dediler. Mücâhid: (.....) ifadesini: (.....) şeklinde şeddeli olarak okurdu. İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye, İbn Abbâs'tan bildirir: Lât bir kaya üzerinde çorba yapan biri idi. Onun çorbasından içen kişi mutlaka semirirdi. Sonra ona taptılar. Fâkihî'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Lât öldüğü, zaman Amr b. Luhey, onlara: "O, ölmedi, kayanın içine girdi" dedi. Bunun üzerine o kayaya taptılar ve üzerine bir ev inşa etiler. İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Cüreyc: "Siz de gördünüz mü, Lât'ı..." kelâmını açıklarken şöyle dedi: "Lât, kuru üzüm suyuyla ve unla çorba yapan Sakîf'li bir kişi idi. Öldüğü zaman mezarını put edindiler ve ona tapmaya başladılar. İnsanlar bu kişinin Adven'lilerden Âmir b. ez-Zarib olduğunu iddia etmekteydi." Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: "(=Siz de gördünüz mü, Lât'ı ve Uzza'yı)" kelâmını açıklarken: "Lât, Tâif'te un çorbası yapan bir kişi idi. Öldüğü zaman onun mezarını tapınak ettiler. Uzza ise ağaçlardan ibarettir" dedi. Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde: "Siz de gördünüz mü, Lât'ı ve Uzza'yı? Üçüncü olarak da öteki Menat'ı?" âyetlerini açıklarken: "Bunlar kendilerine taptıkları ilahlardır. Lât, Tâif ahalisinin taptığı, Uzza, Sükâme'de, Nahle'nin ortasında bulunan Kureyşlilerin taptığı, Menât ise Kudeyd'de Ensâr'ın taptığıydı" dedi. Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr, Ebû Sâlih'ten bildirir: Lât onların ilahlarının bakıcısı idi. Kendilerine çorba yapardı. Uzza ise, Nahle denilen yerde kendisine deriden iplerini ve yünlerini astıkları hurma ağacıdır. Menât ise Kudeyd'de bir taştır. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Ebu'l-Cevzâ: "Lât, üzerinde çorba yapılan bir taştı. Bu sebeple de Lât diye adlandırıldı" dedi. |
﴾ 21 ﴿