32

"Onlar, küçük günahları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir. Şüphesiz Rabbin, bağışlaması çok geniş olandır. Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü o, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir."

İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Onlar... büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir..." kelâmını açıklarken: "Burada büyük günahlarla Allah'ın ateşle cezalandıracağını bildirdiği günahlar, çirkin işlerle de ceza olarak dünyada iken had (şeri ceza) uygulanan işler kastedilmektedir" dedi.

Abdurrezzâk, Saîd b. Mansûr, Ahmed, Abd b. Humeyd, Buhârî, Müslim, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Merdûye ve Sünen'de Beyhakî İbn Abbâs'tan bildirir: Ebû Hureyre'nin, Hazret-i Peygamber'den (sallallahü aleyhi ve sellem) rivayet etmiş olduğu hadisteki şu sözlerden daha fazla lememe (küçük günahlara) benzeyen bir şey görmedim: "Allah, Âdemoğluna zinadan payını yazmıştır ve Ademoğlu o payına mutlaka ulaşacaktır. Gözün zinası bakmak, dilin zinası ise konuşmaktır. İnsanın nefsi temenni eder ve arzular. Kişinin cinsel organı da bunları ya doğrular, ya da yalanlar."

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, Hâkim ve Şuabu'l- İmân'da Beyhakî'nin bildirdiğine göre İbn Mes'ûd: "Küçük günahları dışında" kelâmını açıklarken şöyle demiştir: "Gözlerin zinası bakmak, dudakların zinası ise öpmektir. Ellerin zinası tutmak, ayakların zinası ise yürümektir. Kişinin cinsel organı da bunları ya doğrular, ya da yalanlar. Kişi bu işlere cinsel organıyla yaklaşırsa zina etmiş olur. Aksi takdirde işlediği şeyler küçük günahlardan sayılır."

Müsedded, İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Ebû Hureyre'ye: "...Küçük günahları dışında..." kelâmının açıklaması sorulunca: "Burada bakmak, çimdik atmak, öpmek ve okşamak kastedilmektedir. Eğer erkeklik organı kadının cinsel organına değerse gusül vacip olur. Çünkü bu zinadır" dedi.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Abdullah b. ez-Zübeyr: "Ufak tefek kusurlar iki had (şeri ceza) arasında işlenen günahlardır" dedi.

Saîd b. Mansûr, Tirmizî, Bezzâr, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Hâkim, İbn Merdûye ve Şuabu'l-imân'da Beyhakî'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: "...Küçük günahları dışında..." kelâmını açıklarken: "Burada kişinin çirkin işler yapıp sonradan tövbe etmesi kastedilmektedir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu konuda:

"Allahım! Bağışlarsan bütün günahları bağışlarsın,

Küçük günahı olmayan hangi kulun var ki?" buyurmuştur.

İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "...Küçük günahları dışında..." kelâmını açıklarken: "Burada Müslüman olmadan önceki geçmiş ufak tefek günahlar kastedilmektedir" dedi.

İbn Cerîr, İbn Zeyd'den bildirir: Burada: "Onlar daha dün bizimle beraber bizim yaptıklarımızı yapmaktaydı" diyen müşrikler kastedilmektedir. Bunun üzerine Yüce Allah, Müslümanlıktan önce Cahiliye zamanında işledikleri şeyler hakkında: "...Küçük günahları dışında..." âyetini indirdi ve Müslüman olduklarında onların bu ufak tefek günahlarını bağışladı.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Zeyd b. Eşlem: "Onlar... büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir..." kelâmını açıklarken şöyle dedi: "Burada büyük günahlarla şirk, çirkin işlerle de zina kastedilmektedir. Onlar İslam'a girdikleri zaman bu çirkin işleri bıraktılar. Bunun üzerine Yüce Allah, onların Müslüman olmadan önce işlemiş oldukları ufak tefek günahları bağışladı."

İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim, İbn Merdûye ve Şuabu'l-îmân'da Beyhakî'nin bildirdiğine göre Ebû Hureyre: "...Küçük günahları dışında..." kelâmını: "Burada ufak tefek kusurlarla zina ettikten sonra veya içki içtikten sonra tövbe edip onlara tekrar dönmemek kastedilmektedir. Kişinin işlediği günahlara tekrar dönmemesi “lemem” demektir" şeklinde açıkladı.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): "...Küçük günahları dışında..." kelâmını: "Resûlüllah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) ashâbı: «Ufak tefek kusurlar demek kişinin zina edip veya içki içtikten sonra bunlardan uzak durup tövbe etmesidir» derdi" şeklinde açıklamıştır.

İbn Merdûye'nin Hasan(-ı Basrî)'den bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Lemem'in ne olduğunu biliyor musunuz?" diye sorunca, ashâb: "Allah ve Resûlü en iyi bilir" dediler. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kişinin bakarak zina etmesi ve bunu tekrar etmemesi, kişinin içki içmesi ve bunu tekrar etmemesi ve kişinin hırsızlık edip bunu tekrar etmemesidir (yani bunlardan tövbe etmesidir)" buyurdu.

İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "...Küçük günahları dışında..." kelâmını açıklarken: "Kişinin bir zamanlar böylesi günahları işledikten sonra tövbe etmesi kastedilmektedir" dedi.

Abd b. Humeyd, Ebû Sâlih'ten bildirir: Bana ufak tefek kusurlar hakkında sorulunca: "Bu, kişinin günah işledikten sonra tövbe etmesidir" dedim. Bu durumu İbn Abbâs'a haber verdiğimde, o: "Bu cevabı vermekte şerefli bir melek sana yardımcı olmuştur" dedi.

Buhârî'nin Târih'te bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): "...Küçük günahları dışında..." kelâmını açıklarken: "Burada, bir zamanlar zina etmek kastedilmektedir" dedi.

İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Ebû Sâlih: "...Küçük günahları dışında..." kelâmını açıklarken: "Burada zina edip te tövbe etmek ve bir daha ona dönmemek kastedilmektedir" dedi.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Atâ: "Burada cinsel ilişki dışındaki (okşamak, öpmek koklamak gibi) diğer günahlar kastedilmektedir" dedi.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İkrime'ye, Hasan'ın: "Lemem demek zinayı düşünmek demektir" dediği söylenince: "Hayır, öyle değildir. Lemem demek kucaklamak, öpmek ve koklamak demektir" dedi.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Amr: "Lemem şirkin dışında olan günahlardır" dedi.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr, İbn Abbâs'tan bildirir: Lemem iki had arasında işlenen günahlardır. Biri dünya cezası, biri de âhiret azabıdır. Kişinin namazı bu günahlarına kefaret olur. Bu günahlar cezayı vacip kılan günahlar dışındadır. Dünya haddi, Allah'ın, dünyada iken cezasının çekilmesini emrettiği bütün günahlardır. Âhiret haddi ise Allah'ın ateşle mühürlediği ve cezasını âhirete bıraktığı bütün günahlardır.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Katâde:..... kelâmını açıklarken şöyle dedi: "Lemem iki had arasında olan, dünya ve âhiret cezası gerektirmeyen ufak tefek kusurlardır. Yani Allah'ın âhirette cezalandıracağı günahlardan veya dünyada had (şeri cezayı) gerektiren çirkinliklerden daha hafif olan kusurlardır."

İbn Cerîr, Muhammed b. Sîrîn'den bildirir: Bir kişi Zeyd b. Sâbit'e: "Onlar, küçük günahları dışında, büyük günahlardan ve çirkin işlerden uzak duran kimselerdir..." kelâmının açıklamasını sorunca: "Allah sana çirkinliklerin açığını da, gizlisini de haram kılmıştır" dedi.

İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Taberânî, İbn Merdûye, Ma'rife'de Ebû Nuaym ve Vâhidî, Sâbit b. el-Hâris el-Ensârî'den bildirir: Yahudiler kendilerinden küçük bir çocuk öldüğü zaman: "Bu sıddîk'tir (Allah dostudur)" derlerdi. Bu durum Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) ulaşınca: "Yahudiler yalan söylüyor. Allah'ın yarattığı hiçbir nefis yoktur ki, daha o annesinin karnında iken Allah, onun cennetlik mi, cehennemlik mi olacağını bilmesin" buyurdu. Bunun üzerine Yüce Allah: "Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah'a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir" âyetini indirdi.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir..." âyeti: "O, hidayete erenleri de en iyi bilendir" âyetinin bir benzeridir" dedi.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: "Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir" kelâmını açıklarken: "Burada Âdem'i (aleyhisselam) yarattığı ve Âdem'den de sizi yarattığı zaman kastedilmektedir" dedi.

İbn Ebî Şeybe'nin bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): "Sizi, topraktan yarattığında da ve analarınızın karnında ceninler iken de, en iyi bilendir" kelâmını açıklarken: "Allah her nefsin ne yaptığını, ne yapacağını ve nereye gideceğini bilmektedir" dedi.

Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Zeyd b. Eşlem: "Bunun için kendinizi temize çıkarmayın..." kelâmını açıklarken: "Kendinizi beri kılmayın mânâsındadır" dedi.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Bunun için kendinizi temize çıkarmayın..." kelâmını açıklarken: "Masiyetlerle amel edip: «Biz itaat üzere amel ediyoruz» demeyin, mânâsındadır" dedi.

İbn Sa'd, Ahmed, Müslim, Ebû Dâvud ve İbn Merdûye'nin Zeyneb binti Ebî Seleme'den bildirdiğine göre kendisine Berre (=iyi kadın) ismi takıldığında, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kendinizi temize çıkarmayın. Sizden kimin iyi olduğunu Allah daha iyi bilendir. Onun adını Zeyneb koyun" buyurdu.

Zübeyr b. Bekkâr el-Muvaffakiyât'ta dedesi Abdullah b. Mus'ab'dan bildirir: Ebû Bekr es-Sıddîk, Kays b. Âsım'a: "Bize kendini vasfet" deyince, Kays: "Yüce Allah: «Bunun için kendinizi temize çıkarmayın...» buyurmaktadır. Ben de kendimi temize çıkaracak değilim. Allah bana bunu yasaklamıştır" dedi. Ebû Bekr, Kays'ın bu hareketini beğenmişti.

32 ﴿