36"Şimdi gördün mü o yüz çevireni? Biraz verip sonra vermemekte direneni? Gaybın bilgisi kendi yanındadır da o görüyor mu? Yoksa kendisine bildirilmedi mi Musa'nın sahîfelerinde olanlar?" İbn Ebî Hâtim'in İkrime'den bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gazveye çıkmıştı. Bir kişi geldi ve bölüğe katılmak için bir binek bulamadı. Bir arkadaşını görünce de: "Bana bölüğe katılmam için bir binek ver" dedi. Adam: "Benim günahlarımı yüklenmen şartıyla sana bir devemi veririm" deyince o da bunu kabul etti. Bunun üzerine Yüce Allah: "Şimdi gördün mü o yüz çevireni? Biraz verip sonra vermemekte direneni?" âyetlerini indirdi. İbn Ebî Hâtim, Derrâc Ebu's-Semh'ten bildirir: Bir bölük gazveye çıkmıştı. Bir kişi bölüğe katılmak için Resûlüllah'tan (sallallahü aleyhi ve sellem) bir binek isteyince, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Seni bindirecek bir binit bulamıyorum" buyurdu. Bunun üzerine adam üzgün bir şekilde oradan ayrıldı. Yolda giderken, çökmüş develerinin başında duran birini gördü ve durumunu ona anlattı. Bu kişi ona: "İyiliklerini bana vermen karşılığında sana bir deve versem ve bölüğe katılsan, ne dersin?" dedi. O da bunu kabul etti ve deveyi aldı. Bunun üzerine: "Şimdi gördün mü o yüz çevireni... Sonra çalışmasının karşılığı kendisine tastamam verilecektir" âyetleri indi. İbn Cerîr, İbn Zeyd'den bildirir: Bir kişi Müslüman olmuş ve kendisini ayıplayan biri ile karşılaşmıştı. Ona: "Büyüklerinin dinini terk ederek onların sapıklık içinde ve Cehennemlik olduklarını mı iddia ediyorsun?" dedi. Müslüman olan kişi: "Hayır, ben Allah'ın azabından korkuyorum" karşılığını verince: "Bana bir şeyler ver ve ben senin bütün günahlarını yükleneyim" dedi. O da bunu kabul edip ona bir şeyler verdi. Ancak ayıplayan kişi: "Daha ver" deyince, Müslüman vermemekte o da daha istemekte diretti. Bunun üzerine Müslüman ona bir şeyler daha verdi. Sonra bu anlaşmalarını bir kâğıda yazdılar ve onu şahit kıldılar. Bu olay üzerine: "Şimdi gördün mü o yüz çevireni? Biraz verip sonra vermemekte direneni? Gaybın bilgisi kendi yanındadır da o görüyor mu?" âyetleri indi. Firyabî, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Şimdi gördün mü o yüz çevireni? Biraz verip sonra vermemekte direneni? Gaybın bilgisi kendi yanındadır da o görüyor mu?" âyetlerini açıklarken şöyle dedi: "Burada Velîd b. el-Muğîre kastedilmektedir. Bu kişi Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) ve Ebû Bekr'e gidip onların dediklerini dinlerdi. Onun kendi nefsinden bir şey vermesi dinlemek için kulak vermesiydi. Sonra da onları dinlemez oldu. Gayb ifadesiyle de Kur'ân kastedilmektedir. Velîd, Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) ve Ebû Bekr'in yanına gittiğinde Kur'ân'da batıl olan bir şey mi gördü, mânâsındadır" dedi. İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Biraz verip sonra vermemekte direneni?" âyetini açıklarken: "Bu âyet az verip de sonra vermemekte direnen Âs b. Vâil hakkında inmiştir" dedi. İbn Cerîr ve İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Biraz verip sonra vermemekte direneni?" âyetini açıklarken: "Burada biraz itaat ettikten sonra artık itaat etmemek kastedilmektedir" dedi. Tastî'nin Mesâil'de bildirdiğine göre Nâfi' b. el-Ezrak, İbn Abbâs'a: "Bana: (.....) kelâmını açıkla" deyince, İbn Abbâs: "Burada kişinin az verip çok vermeyi men etmesi ve verdiğiyle minnet etmesi kastedilmektedir" dedi. Nâfi' b. el-Ezrak: "Araplar böylesi bir ifadeyi bilir mi?" diye sorunca, İbn Abbâs: "Evet bilirler, şâirin: "Azıcık bir şey verdikten sonra minnet etmekte Oysa insanlar arasında iyilik eden övülmekte" dediğini işitmedin mi?" karşılığını verdi. |
﴾ 36 ﴿