53

"Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler. Ateşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: «Cehennemin dokunan azabını tadın» denir. Şüphesiz Biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır. Bizim kelâmımuz bir göz kırpması gibi anidir. And olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur? İnsanların yaptıkları her şey kitablarda kayıtlıdır. Küçük ve büyük, hepsi satır satırdır.."

Ahmed, Abd b. Humeyd, Müslim, Tirmizî, İbn Mâce, İbn Cerîr, İbnu'l- Münzir, İbn Merdûye ve Şuab'da Beyhaki, Ebû Hureyre'den bildirir. Kureyş müşrikleri kader hakkında tartışmak için Hazret-i Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) geldiler. Bunun üzerine: "Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek. Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık" âyetleri indi.

Bezzâr, İbnu'l-Münzir ve İbn Merdûye'nin ceyyid bir isnâdla Amr b. Şuayb vasıtasıyla babasından, o da dedesinden bildirdiğine göre: "Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler. Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek. Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık" âyetleri kesinlikle Kaderciler hakkında inmiştir.

İbn Ebî Hâtim, Taberânî, İbn Şâhin, es-Sahâbe'de İbn Mende, Bâverdî, İbn Merdûye, Tâli't-Talhîs'te Hatîb ve İbn Asâkir'in Zürâre'den bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek. Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık'" âyetlerini okudu ve: "Bu âyetler âhir zamanda Allah'ın kaderini yalanlayacak ümmetimden bazı kişiler hakkında inmiştir" buyurdu.

İbn Adiy, İbn Merdûye, Deylemî ve İbn Asâkir'in Ebû Umâme'den bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler" âyeti, Kaderciler hakkında indi" buyurmuştur.

Saîd b. Mansûr, İbn Sa'd ve İbnu'l-Münzir, İbrâhîm b. Muhammed b. Ali b. Abdillah b. Câfer'in annesi Lübâbe binti Abdillah b. Abbâs'tan bildirir: Dedem âma olmadan önce her cuma günü onu ziyaret ederdim. Bir defasında onun Kur'ân okuduğunu işittim. "Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler. Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek" âyetlerine geldiğinde: "Ey kızcağızım! Bu âyetlerle kimlerin kastedildiğini bilmiyorum. Onlar daha gelmediler, fakat geleceklerdir" dedi.

İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve İbn Merdûye'nin Atâ b. Ebî Rebâh vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs'a: "Kader hakkında konuşuldu" denilince, İbn Abbâs şöyle dedi: "Bunu da yaptılar ha! Vallahi: "Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek. Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık" âyetleri kesinlikle onlar hakkında indi. Onlar bu ümmetin kötü kişileridir. Onların hastalarını ziyaret etmeyin ve cenaze namazlarını kılmayın. Eğer onlardan birini görecek olursam şu iki parmağımla onun gözlerini oyarım."

Taberânî ve İbn Merdûye'nin değişik kanallarla İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre: "Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek. Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık" âyetleri Kaderciler hakkında nazil olmuştur.

İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık" âyetini açıklarken: "Allah her şeyi ölçülü ve dengeli bir şekilde yarattı. Aynı zamanda onlar için hayrı da, şerri de dengeli bir şekilde yarattı" dedi.

Müslim'in İbn Ömer'den bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Her şey bir kader üzeredir. Hatta acizlik ve iktidar bile" buyurmuştur.

Buhârî'nin Târih'te bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Her şey bir kader üzeredir. Hatta elini yanağına uzatman bile" dedi.

Ahmed, Ebû Dâvud ve Taberânî'nin İbn Ömer'den bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Her ümmetin Mecusileri vardır. Benim ümmetimin Mecusileri de: «Kader yoktur» diyenlerdir. Hasta olurlarsa onları ziyaret etmeyin ve cenazelerinde bulunmayın" buyurmuştur.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Zeyd: "Yemin olsun biz, sizin benzerlerinizi hep helâk ettik. Düşünüp ibret alan yok mu?" âyetini açıklarken: "Burada geçmiş ümmetlerdeki kafir ahalisi kastedilmektedir. Bunları hatırlayan yok mudur?" dedi.

İbn Şâhin'in Sünne'de bildirdiğine göre Muhammed b. Ka'b el-Kurazî: "Kaderi, Allah'ın Muhammed'e indirdiği şekilde öğrenmek istedim ve onu Kamer Sûresinin «İşledikleri her şey ise kitaplarda kayıtlıdır. Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır» âyetlerinde buldum" dedi.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Cüreyc: .....  âyetini açıklarken: "İşledikleri her şey ise kitapta kayıtlıdır" dedi.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır" âyetini açıklarken: "Satır satır kitapta yazılıdır, mânâsındadır" dedi.

Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Katâde: "Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır" âyetini açıklarken: "Bilinmiş ve yazılmıştır, mânâsındadır" dedi.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: ..... âyetini açıklarken: "Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır, mânâsındadır" dedi.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: ..... ifadesini açıklarken: "Yazılmıştır, mânâsındadır" dedi.

Süfyan b. Uyeyne'nin Cami'de bildirdiğine göre Muhammed b. Ka'b el- Kurazî: "Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine: «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek. Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık" âyetleri Kaderiyye fırkasını ayıplamak için inmiştir" dedi.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Ikrime: (.....) ifadesini açıklarken: "Satır satır yazılmıştır, mânâsındadır" dedi.

İbn Merdûye'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Sinekler bile mutlaka kaderle vızıldar" buyurdu ve: "Bizim kelâmımuz, bir anlık bakış gibi, bir tek sözden başka bir şey değildir" âyetini okudu.

İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre Abdullah b. Ömer der ki: Kaderi yalanlayanlar bu ümmetin suçlularıdır. "Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler. Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek. Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık" âyetleri onlar hakkında inmiştir.

ibn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık" âyetini açıklarken: "Allah hey şeyi bir ölçüde dengeli bir şekilde yaratmıştır. Önlüğü kadına, gömleği erkeğe, semeri deveye, eyeri ata ve buna benzer şeyleri yaratması gibi" dedi.

İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: Necrân Hıristiyanlarının liderleri olan Âkib ve Seyyid Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) yanına gelip kader hakkında sert bir şekilde konuşmaya başladılar. Onlar kalkıp gidene kadar Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) sustu ve kendilerine hiçbir cevap vermedi. Bunun üzerine Yüce Allah: "Sizin kâfirleriniz onlardan daha mı hayırlı... Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk meclisindedirler" âyetlerini indirdi. Burada sizin kâfirlerinizden kasıt, sizden önce Allah'ı yalanlayanlardır. Yoksa onlar için önceki kitaplarda suçsuzluk belgesi mi vardır? Helak edilenlerle de kaderi yalanlayanlar kastedilmektedir. Bunların tümü de Ümmü'l-Kitâb'da yazılıdır

Abdurrezzâk ve Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Muhammed b. Ka'b el-Kurazî der ki: "Sizin kâfirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var... Kıyamet onların azap ile vaadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür!" âyetlerini okur ve kimin kastedildiğini bilmezdim. "Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler. Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek. Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık. Bizim kelâmımuz, bir anlık bakış gibi, bir tek sözden başka bir şey değildir" âyetleri indiği zaman kaderi yalanlayanların kastedildiğini anladım.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler" âyeti kaderi yalanlayanlar hakkında indi" dedi. Mücâhid der ki: "İbn Abbâs'a: «Kaderi yalanlayanlar hakkında ne dersin?» diye sorduğumda: "Beni onlarla bir araya getir" dedi. Ona: "Onları ne yapacaksın?" dediğimde de: "Onları boğacağım" karşılığını verdi.

Târih'te Buhârî, Tirmizî, İbn Mâce, İbn Adiy ve İbn Merdûye'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimmden iki sınıf vardır ki onların İslam'dan bir payı yoktur. Bunlar Mürcie ve Kaderiyye'lerdir. Allah'ın Kitâbı'nda: «Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık İçindedirler. Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek. Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık. Bizim kelâmımuz, bir anlık bakış gibi, bir tek sözden başka bir şey değildir» âyetleri de onlar hakkında inmiştir."

İbn Cerîr, İbn Abbâs'tan bildirir: Allah'ın Kitâb'ında yüzüstü ateşe sürüklenen bir kavmin olduğunu buluyorum. Onlara: "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek. Çünkü onlar kaderi yalanlamaktaydı. Ancak onları görmüyorum. Bunların bizden önce mi yoksa sonra mı olduğunu da bilmiyorum.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Muhammed b. Ka'b el-Kurazî der ki: İnsanlar kader hakkında konuşmaya başlayınca baktım ki: "Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler. Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek. Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık" âyetleri onlar hakkında inmiştir.

İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Muhammed b. Ka'b el-Kurazî der ki: "Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, «Cehennemin dokunuşunu tadın!» denecek. Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık" âyetleri kesinlikle Kaderiyye fırkasını ayıplamak için inmiştir.

Ahmed'in Huzeyfe b. el-Yemân'dan bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Her ümmetin mecusileri vardır. Bu ümmetin Mecusileri de: «Kader yoktur» diyenlerdir. Onlardan hasta olanları ziyaret etmeyin ve cenazelerinde bulunmayın. Onlar Deccal bölüğüdür. Bu sebeple onları Deccal'e ilhak etmek Allah'ın üzerine bir haktır. "

İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre Ubâde b. es-Sâmit der ki: Şu iki kulağımla Resûlüllah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Allah ilk olarak kalemi yarattı ve ona: «Ebediyete kadar yaz» buyurdu. Kalem: «Ebediyet nedir?» diye sorunca Allah: «Kaderdir» buyurdu. Kalem: «Kader nedir?» diye sorunca: «Sana isabet etmeyecek şeyin başına gelmeyecek bir şey olduğunu ve sana isabet edecek şeyin de seni bırakmayacağını bilmek demektir. Eğer bu inanç dışında bir şekilde ölürsen Cehenneme gidersin» buyurdu."

İbn Merdûye' nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Kıyamet gününde Allah münadiye: «Allah'ın hasımları nerededir?» diye nida etmesini emreder. Bunun üzerine bu kişiler yüzleri kararmış, gözleri morarmış, dudakları bir yana kaymış salyaları akar bir şekilde kalkacak ve onları gören herkes tiksinecektir. Onlar: «Vallahi ey Rabbimiz! Biz ne Güneş'e, ne Ay'a, ne taşa, ne de puta senden başka kimseye tapmadık» diyecektir." İbn Abbâs: "Şirk onlara bilmedikleri bir yerden gelmiştir" diyerek: "O gün Allah onların hepsini yeniden diriltecek, onlar da dünyada size yemin ettikleri gibi, ona yemin edeceklerdir. Kendilerinin bir şey (hakikat) üzerinde olduklarını sanırlar. İyi bilin ki onlar gerçekten yalancıdırlar" âyetini okudu ve üç defa: "Vallahi onlar Kadercilerdir" dedi.

Abd b. Humeyd, Mücâhid'den bildirir: İbn Abbâs'a bir kavmin kader hakkında konuştuğu zikredilince, İbn Abbâs: "Onlar Allah'ın Kitab'ını yalanlamaktadır. Onlardan birini görecek olursam onu perçeminden tutup çekeceğim. Allah, hiçbir şeyi yaratmadan önce Arş'ında bulunmaktaydı. İlk yarattığı şey de kalemdir ki ona sürekli olarak yazmayı emretti. İnsanlar da kalemin yazıp bitirmiş olduğu şeyler üzere ameller işlemektedir" dedi.

Abd b. Humeyd, Ebû Yahya el-A'rec'den bildirir: İbn Abbâs, Kadercileri zikredip: "Eğer onlardan birine yetişecek olursam ona şunu şunu yapardım" dedikten sonra: "Zina etmek, hısızlık etmek ve içki içmek (dahi) kaderledir" dedi.

İbn Cerîr, Ebû Abdirrahman es-Sülemî'den bildirir: "Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık" âyeti indiği zaman bir kişi: "Ya Resûlallah! O zaman ne diye amel etmekteyiz? Biz olmayan bir şeyi mi, yoksa daha önce yazılıp biten bir şeyi mi yapacağız? " diye sordu. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Siz amel edin, insanların kimisi kolaya, kimisi de zora yönlendirilmiştir" buyurdu.

53 ﴿