24

"Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de onundur."

Firyabî, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de onundur" âyetini açıklarken: "Münşeat ifadesi yelken açan gemiler mânâsındadır. Yelkensiz gemiler münşeat sınıfına giren gemilerden değildir" dedi.

Abd b. Humeyd ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): (.....) âyetini açıklarken: "Cevâr ifadesi ile gemiler, münşeat ifadesi yelken ve a'lâm ifadesi dağlar gibi mânâsındadır" dedi.

Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Katâde: (.....) âyetini açıklarken: "Cevâr ifadesi gemiler, a'lâm ifadesi dağlar gibi mânâsındadır" dedi.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre İkrime: (.....) kelâmını açıklarken: "Burada gemiler kastedilmektedir" dedi.

Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve Mehâmilî'nin Emâli'de bildirdiğine göre Umeyr b. Sa'd dedi ki: Hazret-i Ali ile beraber Fırat kenarında idik ve yanımızdan bir gemi geçti. Bunun üzerine Ali: "Denizde akıp giden dağlar gibi yüksek gemiler de onundur'" âyetini okudu.

Abd b. Humeyd ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbrâhîm en-Nehaî ve Dahhâk bu âyeti: (.....) şeklinde okumuş ve munşiât ifadesi ile işleyenler kastedilmektedir" demişlerdir.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre A'meş bu âyeti: (.....) şeklinde okur ve burada (uzaklardan) Görünen (gemi) ler kastedilmektedir" derdi.

Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Âsim bu âyeti: (.....) ve (.....) şeklinde (şin) harfini esre ve üstün ile iki şekilde okumuştur.

24 ﴿