56"Oralarda bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş güzeller vardır ki, daha önce kendilerine ne bir insan, ne de bir cin dokunmamıştır." İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Ba's'ta Beyhakî'nin bildirdiğine göre ibn Abbâs: "Oralarda bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş güzeller vardır ki..." kelâmını açıklarken: "Dünyadaki eşlerinden daha başka eşler vardır, mânâsındadır" dedi. "Kendilerine ne bir insan, ne de bir cin dokunmamıştır" kelâmı hakkında ise: "Kimse onlara yaklaşmamıştır veya kimse bekaretini bozmamıştır, mânâsındadır" dedi. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): (.....) kelâmını açıklarken: "Bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş ve eşlerinden başkasını istemeyen güzeller vardır, mânâsındadır. Vallahi onlar (daha önce) süslenmemiş ve kimseye bakmamışlardır" dedi. Abd b. Humeyd, Katâde'den aynısını bildirir. İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Oralarda bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş güzeller vardır ki" kelâmını açıklarken: "Onların bakışlarını erkeklerden çevirdik, onlar ancak eşlerine bakabilirler" dedi. İbn Merdûye'nin Câfer b. Muhammed'den, o babasından, o da dedesinden bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Oralarda bakışlarını yalnız eşlerine çevirmiş güzeller vardır ki .... " kelâmını açıklarken: "Onlar sadece eşlerine bakarlar" buyurdu. Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: (.....) ifadesini açıklarken: "Onlara hiç kimse dokunmamıştır, mânâsındadır" dedi. İbn Ebî Şeybe, Abd b. Humeyd ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: ..... ifadesini açıklarken: "Onlarla hiç kimse ilişkiye girmemiştir, mânâsındadır" dedi. İbn Ebî Şeybe ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İkrime: "...Kendilerine... dokunmamıştır" kelâmını açıklarken: "Onlarla kimse cima etmemiştir, mânâsındadır" dedi. İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre ikrime: "Kadın için tameset ifadesini kullanma. Çünkü tameset ifadesi cinsel ilişki mânâsındadır" dedi. Tastî ve Taberânî'nin bildirdiğine göre Nâfi' b. el-Ezrak, İbn Abbâs'a: "Bana: ..... kelâmını açıkla" deyince, İbn Abbâs: "Burada, kendilerine eşlerinden başka kimsenin yaklaşmadığı Cennet ahalisi kadınlar kastedilmektedir" dedi. Nâfi' b. el-Ezrak: "Araplar böylesi bir ifadeyi bilir mi?" diye sorunca, İbn Abbâs: "Evet bilirler, şâirin: "Benden önce kimsenin dokunmadığı kadınlar yanıma geldiler Onlar deve kuşu yumurtasından çok daha beyaz idiler" dediğini İşitmedin mi?" karşılığını verdi. İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir ve Azame'de Ebu'ş-Şeyh'in bildirdiğine göre Ertât b. el-Münzir der ki: Damre b. Habîb'in yanında: "Cinler Cennete girecek midir?" diye konuştuk. Damre b. Habîb: "Evet gireceklerdir, Allah'ın kitabındaki: "Daha önce kendilerine ne bir insan, ne de bir cin dokunrrıamıştır" âyeti de bunu ifade etmektedir. Orada cinler cinnîlerle, insanlar da kadınlarla evlenecektir" dedi. Saîd b. Mansûr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Şa'bî: "Daha önce kendilerine ne bir insan, ne de bir cin dokunmamıştır" âyetini açıklarken şöyle dedi: "Aslında onlar dünya kadınlarındandır. Fakat Allah onları âhiret kadınları olarak yaratmıştır. Allah'ın: "Biz oradaki hurileri yeniden yarattık. Onları bakireler şeklinde yarattık" buyurduğu gibi, biz ikinci defa yaratıldığımız zaman onlara daha önce ne insan, ne de bir cin dokunmamış olacaktır." Hakîm et-Tirmizî Nevâdiru'l-Usul'da ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid der ki: "Kişi Besmele çekmeden eşiyle ilişkiye girerse, cinler onun idrar deliğine girerek onunla o ilişkiye iştirak eder. Allah'ın: "Daha önce kendilerine ne bir insan, ne de bir cin dokunmamıştır" kelâmı da cinlerin, insan kadınlarla beraber olabileceğine dair işaret etmektedir. İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İyâd b. Ğanm, Resûlüllah'ın (sallallahü aleyhi ve sellem): "Daha önce kendilerine ne bir insan, ne de bir cin dokunmamıştır" ..... kelâmını okuduğunu ve şöyle buyurduğunu söyledi: "Daha önce onlara güneş ve duman değmemiş, bir belayla meşakkat çekmemişlerdir. Onlar kötü şeyler konuşmamış ve hiç üzülmemiştir. Onlar güzeldir, çirkinleşmeyecek, kalıcıdırlar ve ölmeyeceklerdir. Onlar ikamet eden ve göçmeyenlerdir. Onların öyle şeyleri vardır ki kişi o şeyleri hayal etmeye bile güç yetiremez. Cennet yeşili sarı, sarısı da yeşil gibidir. Cennette taş, balçık, üzüntü ve kuru bir dal yoktur. Onun yemeği daim ve gölgesi kâimdir." |
﴾ 56 ﴿