16"Münafıkların durumu İnsana: «İnkâr et» deyip insan da inkar edince: «Şüphesiz ben senden uzağım; âlemlerin Rabbi olan Allah'dan korkarım» diyen şeytanın durumu gibidir." Abdurrezzâk, İbn Râhûye, Zühd'de Ahmed, Abd b. Humeyd, Târih'te Buhârî, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, Hâkim, İbn Merdûye ve Şuabu'l-İmân'da Beyhakî'nin Ali b. Ebî Tâlib'den bildirdiğine göre manastırın birinde ibadet eden bir kişi vardı. Erkek kardeşleri bulunan bir kadına bir şeyler (rahatsızlık) olmuş ve onu manastırda ibadet eden kişiye (tedavisi için) getirmişlerdi. Bu sırada bu kişi kadına istek duydu ve onunla beraber oldu. Kadın hamile kalmıştı. Şeytan gelerek: "Onu öldür! Eğer kardeşleri sana üstün gelirse rezil olursun" dedi. Bunun üzerine bu kişi kadını öldürdü. Kadının kardeşleri gelerek bu kişiyi alıp götürdü. Onlar yürüyüp giderken şeytan geldi ve: "Kadını sana güzel gösteren bendim. Bana secde et, ben de seni bunların elinden kurtarayım" dedi. Bu kişi de ona secde etti. Allah'ın: «Münafıkların durumu insana: "İnkar et"... diyen şeytanın durumu gibidir» kelâmı da bunu ifade etmektedir." İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Münafıkların durumu insana: «İnkar et» deyip insan da inkar edince: «Şüphesiz ben senden uzağım; alemlerin Rabbi olan Allah'dan korkarım» diyen şeytanın durumu gibidir" âyetini açıklarken şöyle dedi: "İsrâil oğullarından bir rahip Allah'a güzel bir şekilde ibadet etmekteydi. Her yerden gelip ona fıkhi sorular sorarlardı. O, âlim bir kişiydi. Üç kardeş vardı ki, onların insanlar içinde en güzel olan bir kız kardeşleri vardı. Bunlar sefere çıkmak istemiş ve kız kardeşlerini tek başına bırakmak istememişti. Bu sebeple bu rahibin yanına giderek: "Biz sefere çıkmak istiyoruz. Ancak biz senden daha emin ve daha güvenilir bir kişi bulamayız. Eğer kabul edersen kız kardeşimizi yanında bırakacağız. Onun şiddetli ağrıları vardır. Eğer ölürse onu defnedersin. Biz dönene kadar sağ kalırsa ona güzel bir şekilde bakarsın" dediler. Rahip: "Ben sizin yerinize ona bakarım inşallah" karşılığını verdi. Rahip ona güzel bir şekilde bakıp tedavi etti ve kadın tekrar eski güzelliğine kavuştu. Rahip kıza baktığında onun bakımlı biri olduğunu gördü. Şeytan sürekli olarak rahiple uğraştı ve rahip kızla beraber olup onu hamile bıraktı. Bu sefer şeytan ona pişmanlık duygusu vererek kızı öldürmesinin doğru olduğunu gösterdi. Ona: "Eğer onu öldürmezsen rezil olursun. Çocuk sana benzer ve o zaman hiçbir mazeretin kalmaz" dedi. Şeytan kızı öldürtene kadar hep rahiple uğraştı. Kızın kardeşleri gelince: "Kız kardeşimiz nasıl oldu?" dediler. Rahip: "O, öldü ben de onu defnettim" dedi. Onlar da: "İyi yapmışsın" karşılığını verdiler. Bunlar sürekli olarak rüyalarında rahibin kız kardeşlerini öldürmüş olduğunu ve filan filan ağacın altında bulunduğunu görmeye başladılar. Bunun üzerine o ağacın altına gittiler ve kızkardeşlerinin öldürülmüş olduğunu gördüler. Rahibin yanına giderek onu aldılar. Hal böyle iken şeytan, rahibe: "Ben sana zinanın güzel olduğunu, sonra da onu öldürmenin doğru olduğunu gösterdim. Eğer seni kurtarırsam bana itaat eder misin?" dedi. Rahip: "Ederim" deyince: "Bana sadece bir secde et" dedi. Rahip şeytana secde ettikten sonra öldürüldü. Allah'ın: "Münafıkların durumu insana: «İnkar et» deyip insan da inkar edince: «Şüphesiz ben senden uzağım; âlemlerin Rabbi olan Allah'dan korkarım» diyen şeytanın durumu gibidir" kelâmı da bunu ifade etmektedir. İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Mes'ûd bu âyeti açıklarken şöyle dedi: Koyun otlatan bir kadın vardı. Bu kadının da dört erkek kardeşi bulunmaktaydı. Kadın geceleyin bir rahibin manastırında kalıyordu. Bir gün rahip onun yanına indi ve onunla beraber oldu. Şeytan rahibe gelerek: "Onu öldür ve göm, sen sözü dinlenen doğru bir kişisin" dedi. Bunun üzerine rahip kadını öldürdü ve gömdü. Şeytan kadının kardeşlerine rüyalarında görünerek: "Rahip kız kardeşinizle beraber oldu. Onu hamile bırakınca da öldürüp filan filan yerde gömdü" dedi. Sabahladıkları zaman bir kişi: "Ben dün gece rüyamda şunu şunu gördüm" dedi. Diğeri: "Vallahi, ben de aynı şeyi gördüm" dedi. Bir diğeri de: "Vallahi, ben de aynı şeyi gördüm" deyince: "Vallahi, bunda bir iş vardır" dediler. Sonra krallarına giderek rahibi getirmeleri için yardım istediler. Sonra gittiler ve onu manastırından indirip getirdiler. Şeytan gelip: "Seni bu duruma düşüren kişi benim. Seni bu durumdan da benden başka kimse kurtaramaz. Bana bir secde et ve seni düşürmüş olduğum durumdan kurtarayım" dedi. Rahip te ona secde etti. Rahip kralın yanına getirilince şeytan ondan uzaklaştı ve onu öldürdüler. Mekâyidi'ş-Şeytan'da İbn Ebi'd-Dünyâ, İbn Merdûye ve Şuabu'l-İmân'da Beyhakî'nin bildirdiğine göre Ubeyd b. Rifâa ez-Zuraki, Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu naklediyor: "İsrail oğullarından bir rahip vardı. Şeytan bir kadını alarak delirmesine yol açtı ve ailesinin kalbine çarenin rahip te olduğu hissini düşürdü. Bunun üzerine kardeşleri onu rahibe getirdi. Ancak rahip bunu kabul etmemişti. Fakat kabul edinceye kadar ona ısrarda bulundular. Kadın, rahibin yanında iken şeytan geldi ve sürekli olarak onu rahibe çekici göstermeye başladı. Sonunda rahip kadınla beraber oldu. Kadın hamile kalınca şeytan vesvese ederek: «İşte şimdi rezil olacaksın, kadının ailesi gelmektedir, onu öldür. Ailesi gelince de: "Öldü" de» dedi. Bunun üzerine rahip kadını öldürdü ve defnetti. Bu sefer şeytan kadının ailesine giderek kalplerine, rahibin onu hamile bırakıp öldürdüğü vesvesesini bıraktı. Kadının ailesi rahibe gelip onu sorunca, rahip: «Öldü» karşılığını verdi. Fakat kadının kardeşleri rahibi yakalamıştı. Şeytan rahibe gelip: «Kadını delirten de ailesinin kalbine vesveseyi düşüren de benim. Aynı zamanda seni bu hallere düşüren de benim. Bana itaat et kurtulursun. Bana iki secde etmen yeterlidir» dedi. Bunun üzerine rahip ona iki defa secde etti. Allah'ın: «Münafıkların durumu insana: "İnkar et"... diyen şeytanın durumu gibidir» kelâmı da bunu ifade etmektedir. " İbnu'l-Münzir ve Harâitî'nin İ'tilâl el-Kulüb'da Adiy b. Sâbit vasıtasıyla bildirdiğine göre İbn Abbâs bu âyeti açıklarken şöyle demiştir: İsrail oğullarından uzun bir zaman ibadet eden bir rahip vardı. Ona delileri getirirler ve iyileşene kadar onlara okurdu. Bir gün ona şerefli bir aileden delirmiş bir kadın getirildi. Kardeşleri kadını, ona okuması için rahibe getirmişti. Şeytan sürekli olarak kadını kendisine çekici göstermeye başladı. Bunun üzerine rahip kadınla beraber oldu ve onu hamile bıraktı. Kadının karnı büyümeye başlayınca şeytan onu öldürmenin çare olacağını göstermeye başladı. Rahip te onu öldürüp bir yere defnetti. Şeytan, bir kişi sûretinde kadının kardeşlerinden birine gelerek durumu ona haber verdi. Bu kişi de kardeşlerine: "Vallahi, bir kişi bana geldi ve şu şu haberi verdi" demeye başladı. Bu konuda bir karara vardılar ve onu krala şikâyet ettiler. Kral ve insanlar gidip onu manastırından indirince rahip itirafta bulundu. Rahip kralın emri üzerine çarmıha gerildi. Şeytan rahibe gelip: "Kadını sana çekici gösterip seni bu durumlara düşüren benim. Seni kurtarmam karşılığında bana itaat eder misin?" dedi. Rahip: "Evet ederim" cevabını verince, şeytan: "O zaman bana bir kez secde et" dedi. Rahip şeytana secde ederek küfre girdi ve o küfrü üzere öldürüldü. Abdurrezzâk ve Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Tâvûs der ki: İsrâil oğullarından âbid bir kişi vardı. Sanırım o delileri de tedavi ederdi. Güzel bir kadın delirmiş ve getirilip yanında bırakılmıştı. Kadın rahibin hoşuna gitmiş ve rahip onunla ilişkiye girerek onu hamile bırakmıştı. Şeytan rahibe gelerek: "Eğer bu duyulursa rezil olursun. Onu öldür ve evinde göm" dedi. O da öyle yaptı. Bir zaman sonra kadının ailesi gelip onu sorunca: "O, öldü" dedi. Onun dürüst olmasından dolayı ona inanmışlardı. Şeytan, kadının ailesine gelerek: "O, ölmedi, rahip onunla birleşti ve onu hamile bıraktı. Sonra onu öldürdü ve evinde filan filan yerde gömdü" dedi. Bunun üzerine kadının ailesi rahibe gelerek: "Biz sana inanmıştık. Fakat söyle onu nereye gömdün? Beraberinde kim vardı?" dediler. Rahibin evini arayınca onu gömmüş olduğu yerde buldular. Bunun üzerine rahip tutuklanıp hapsedildi. Şeytan gelip: "Eğer seni bulunmuş olduğun durumdan kurtarmamı istersen Allah'a küfret" dedi Rahip te şeytana itaat edip küfretti. Rahip götürülüp öldürüldü. O zaman şeytan kendisinden beri oldu. Tâvûs der ki: "Ben: "Münafıkların durumu insana: "İnkar et"... diyen şeytanın durumu gibidir" âyetinin ancak bu rahip hakkında indiğini biliyorum." İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Mes'ûd bu âyeti açıklarken şöyle dedi: "Allah, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanındaki kâfirlere ve münafıklara misal vererek: : "Münafıkların durumu insana: "inkar et"... diyen şeytanın durumu gibidir'" buyurmuştur. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Münafıkların durumu insana: "İnkar et"... diyen şeytanın durumu gibidir" kelâmını açıklarken: Âyetteki insan ifadesi ile bütün insanlar kastedilmektedir" dedi. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre A'meş bu âyeti: (.....) şeklinde okurdu. |
﴾ 16 ﴿