24

"O, görüleni de görülmeyeni de bilen, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır. O, acıyıcı olandır, acıyandır. O, kendisinden başka ilah olmayan, hükümran, çok kutsal; esenlik veren, güvenlik veren, görüp gözeten, güçlü, kelâmını herşeye geçiren, ulu olan, Allah'tır. Allah onların koştukları eşlerden (ortaklardan) münezzehtir. O, vareden, güzel yaratan, yarattıklarına şekli veren, en güzel adlar kendisinin olan Allah'tır. Göklerde ve yerde olanlar onu tesbih ederler. O Aziz'dir, Hakim'dir."

İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Allah'ın en büyük ismi, Allah ismidir" dedi.

İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin evinde bir hurma harmanı vardı. Ancak hurmalarının eksildiğini görünce gece nöbet tuttu. Bir adam sesi işitti ve: "Sen kimsin?" diye seslendi. O: "Ben cinlerden bir kişiyim, azığımız bitti ve bu eve gelip hurmalarınızdan aldık. Fakat Allah bu hurmalarınızdan bir şey eksiltmedi" dedi. Ebû Eyyûb el-Ensârî: "Eğer doğru söylüyorsan bana elini ver" deyince, cin elini kendisine verdi. Ebû Eyyûb el-Ensârî, onun ellerinin köpek elleri gibi kıllı olduğunu gördü. Ona: "Hurmalarımızdan almış olduğun sana helal olsun. Bana insanlardan ve cinlerden korunacağım en güzel şeyi söyler misin?" dedi. Bunun üzerine cin: "Bu, Haşr Sûresinin son âyetleridir" karşılığını verdi.

İbn Merdûye'nin Enes'ten bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kim Haşr Sûresinin son âyetlerini okur ve o gün veya o gece vefat ederse işlemiş olduğu bütün günahlar bağışlanır" buyurmuştur.

İbnu's-Sünnî Amelü'l-yevmu ve'l-leyle'de ve İbn Merdûye'nin Enes'ten bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir kişiye yatağına gireceği zaman Haşr Sûresinin sonunu okumasını emretti ve ona: "Eğer (o gece) ölürsen şehit olarak ölürsün" buyurdu.

Ebû Ali Abdurrahman b. Muhammed en-Nîsâbûrî'nin Fevâid'de Muhammed İbnu'l-Hanefiyye'den bildirdiğine göre Berâ' b. Âzib, Ali b. Ebî Tâlib'e: "Rahmân'ın, Cibrîl'i gönderip özel olarak Resûlüllah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) öğrettiği, Resûlüllah'ın da (sallallahü aleyhi ve sellem) özel olarak sana öğrettiği şeyi bana da özel olarak öğretmeni Allah adına senden istiyorum" dedi. Bunun üzerine Ali şöyle dedi: "Allah'ın büyük ismiyle dua etmek istediğin zaman Hadîd Sûresinin başından on âyet ve Haşr Sûresinin son dört âyetini oku. Sonra: "Ey bu vasıflarda olan ve hiç kimsenin kendisi gibi olmayan (Allahım)! Bana şunu şunu yapmanı istiyorum" diyerek istediklerini söyle. Ey Berâ'! Vallahi, bu şekilde bana beddua edecek olsan Allah beni yere batırır."

İbn Merdûye'nin Ebû Umâme'den bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurmuştur: "Kim üç defa istiaze edip şeytanın şerrinden Allah'a sığınır ve Haşr Sûresinin sonunu okursa, insanların ve cinlerin şeytanlarını, gece ise sabahlayana, sabah ise akşamlayana kadar üzerinden def etmek için Allah ona yetmiş bin melek gönderir."

İbn Merdûye'nin bildirdiğine göre Enes, Hazret-i Peygamber'den (sallallahü aleyhi ve sellem) "Kim on defa istiaze edip şeytanın şerrinden Allah'a sığınırsa" ifadesini kullanarak aynısını bildirir.

Ahmed, Dârimî, Tirmizî, Taberânî, İbnu'd-Durays ve Şuabu'l-İmân'da Beyhakî'nin Ma'kil b. Yesâr'dan bildirdiğine göre Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Kim sabahladığı zaman üç defa: «Taşlanmış şeytanın şerrinden her şeyi bilen ve işiten Allah'a sığınırım» dedikten sonra Haşr Sûresinin son üç âyetini okursa, Allah, ona akşama kadar kendisine dua ve istiğfar edecek yetmiş bin meleği vekil kılar. Kişi o gün ölürse şehit olarak ölür. Kim de bunları akşam vakti uygulayıp okursa sabaha kadar aynı durumdadır."

İbn Adiy, İbn Merdûye, Hatîb ve Şuabu'l-İmân'da Beyhakî'nin Ebû Umâme'den bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Kim gece veya gündüz Haşr Sûresinin sonunu okursa ve o gürı veya o gece ölürse Cennet ona vacip olur" buyurmuştur.'

İbnu'd-Durays'ın bildirdiğine göre (Jtbe der ki: Hazret-i Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) ashabından bir kişinin bize bildirdiğine göre kim sabahladığı zaman Haşr Sûresinin sonunu okursa o gece kaçırmış olduğu şeyleri telafi etmiş ve o gün akşama kadar korunmuş olur. Kim de bunu akşamladığı zaman okursa o gün kaçırmış olduğu şeyleri telafi etmiş ve sabaha kadar korunmuş olur. Eğer o gün de ölürse Cennet ona vacip olur.

Dârimî ve İbnu'd-Durays'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî) bu konuda: "Kim sabahladığı zaman Haşr Sûresinin son üç âyetini okursa ve o gün ölürse şehitler listesine yazılır. Kim de akşamladığı zaman bu âyetleri okuyup o gece ölürse yine şehitler listesine yazılır" demiştir.

Deylemî'nin İbn Abbâs'tan bildirdiğine göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i A'zam), Haşr Sûresinin son altı âyetindedir" buyurmuştur.

İbn Ebî Hâtim'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "O, görüleni de görülmeyeni de bilen, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır..." kelâmını açıklarken: "Allah gizli olanı da, açık olanı da bilendir" dedi. (.....) (el-Mu'min) ifadesi hakkında ise: "Burada Allah'ın onlara zulmetmeyeceğine dair güvence vermesi kastedilmektedir" dedi. (.....) (Muheymin) ifadesini de: "Şahit olandır" şeklinde açıkladı.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Cüreyc: "O, görüleni de görülmeyeni de bilen, kendisinden başka ilah olmayan Allah'tır..." kelâmını açıklarken: "Görülmeyenden kasıt, olan ve olacak şeylerdir" dedi.

"...Çok kutsal..."' kelâmını açıklarken de: "Melekler onu takdis eder" dedi.

Abd b. Humeyd, İbnu'l-Münzir ve Ebu'ş-Şeyh'in Azame'de bildirdiğine göre Katâde: "...Çok kutsal; esenlik veren, güvenlik veren, görüp gözeten, güçlü, kelâmını herşeye geçiren, ulu olan, Allah'tır..." kelâmını açıklarken: "Allah mübârek olan, müminlere güven veren, onlara şahit olan, intikam alacağı zaman aziz olan, yaratıklarını istediği şeye mecbur kılan ve bütün kötülüklerden uzak olandır" dedi.

İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Zeyd b. Ali: "Allah'ın kendini Mü'min diye adlandırması azaptan güvence veren olmasındandır dolayıdır" dedi.

Saîd b. Mansûr, İbnu'l-Münzir ve el-Esmâ ve's-Sıfât'ta Beyhakî'nin bildirdiğine göre Muhammed b. Ka'b: "Allah'ın kendini Cebbâr diye adlandırması yarattıklarını istediği şeye mecbur etmesindendir dolayıdır" dedi.

24 ﴿