13"Ey Mü’minler! Allah'ın gazabına uğramış milleti dost edinmeyin; inkârcıların kabirde bulunan kimselerden ümitlerini kestikleri gibi, onlar da, âhiretten ümitlerini kesmişlerdir.” İbn İshâk ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs der ki: Abdullah b. Amr ve Zeyd b. el-Hâris Yahudilerden bir kişiyi dost edinmişti. Bunun üzerine Yüce Allah: "Ey Mü’minler! Allah'ın gazabına uğramış milleti dost edinmeyin; inkarcıların kabirde bulunan kimselerden ümitlerini kestikleri gibi, onlar da, âhiretten ümitlerini kesmişlerdir"' âyetini indirdi. Firyabî, İbn Cerîr, İbn Ebî Hâtim ve Taberânî'nin bildirdiğine göre ibn Mes'ûd: "Ey Mü’minler! Allah'ın gazabına uğramış milleti dost edinmeyin; inkarcıların kabirde bulunan kimselerden ümitlerini kestikleri gibi, onlar da, âhiretten umutlarını kesmişlerdir" âyetini açıklarken: "Onlar, öldükten sonra amellerini görüp da ümidini kesen kâfir gibi kıyamet gününe ne iman ederler, ne de onu isterler" dedi. Abd b. Humeyd ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: "...Allah'ın gazabına uğramış milleti dost edinmeyin..." kelâmını açıklarken: "Burada, kabirde bulunan kimselerden ümitlerini kestikleri gibi âhiret hayırlarından ümidini kesen inkarcılar kastedilmektedir" dedi. İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Saîd b. Cübeyr: "...İnkarcıların kabirde bulunan kimselerden ümitlerini kestikleri gibi..." kelâmını açıklarken: "Burada, ölüp de kabre giren ve âhirette kendisine nelerin hazırlandığını gördükten sonra ümitlerini kesen kâfirler kastedilmektedir" dedi. Saîd b. Mansûr ve İbn Ebî Şeybe'nin bildirdiğine göre Mücâhid ve İkrime: "...İnkarcıların kabirde bulunan kimselerden ümitlerini kestikleri gibi..." kelâmını açıklarken şöyle demişlerdir: "Kâfirler kabre girdikleri zaman Allah'ın ceza olarak kendilerine neler hazırladığını görürler ve Allah'ın rahmetinden ümitlerini keserler."' İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Abbâs bu âyeti açıklarken: "Burada kâfirlerden ölen kişiler kastedilmektedir. Sağ kalanlar onların tekrar yanlarına döneceğinden veya Allah'ın onları tekrar dirilteceğinden ümitlerini kesmişlerdir" dedi. Saîd b. Mansûr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basrî): "...İnkarcıların kabirde bulunan kimselerden ümitlerini kestikleri gibi..." kelâmını açıklarken: "Burada dirilerin ölülerden ümit kesmesi kastedilmektedir" dedi. Abdurrezzâk ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde: "...Allah'ın gazabına uğramış milleti dost edinmeyin..." kelâmını açıklarken: "Burada, inkârcıların, kabirde bulunan kimselerden ümitlerini kestikleri gibi âhirette tekrar diriltilmekten ümitlerini kesen Yahudiler kastedilmektedir" dedi. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Mücâhid: "...Onlar da, âhiretten umutlarını kesmişlerdir" kelâmını açıklarken: "Amelleri kendilerine görününce âhiret sevabından ümitlerini kesen (kâfir)ler kastedilmektedir" dedi. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre Katâde: "...İnkarcıların kabirde bulunan kimselerden umutlarını kestikleri gibi..." kelâmını açıklarken: "Kâfirlerden bir kişi öldüğü zaman geriye kalanlar onunla buluşmayı ümit etmez ve kıyamet gününe inanmazlar" dedi. |
﴾ 13 ﴿