37"Şüphesiz takva sahipleri içle kurtuluş vardır. Bahçeler ve bağlar vardır. Göğüsleri çıkmış genç kızlar vardır. Dopdolu kadehler vardır. Onlar orada ne boş bîr söz, ne de yalan işitirler. Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükafatıdır. O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, Rahmandır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir." Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Şüphesiz takva sahipleri için başarı ödülü vardır" âyetini açıklarken: "Cehennem ateşinden kurtuldukları için başarıya ulaşmışlardır" demiştir. Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde: "Şüphesiz takva sahipleri için başarı ödülü vardır" âyetini açıklarken: "Bu başarı, Cehennemden kurtulup Cennete girmeleridir" demiştir. İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim ve Beyhakî'nin el-Ba's'da bildirdiğine göre İbn Abbâs: "Şüphesiz takva sahipleri için başarı ödülü vardır" âyetini açıklarken: "Bu ödül gezip dolaşacakları güzel yerlerdir" demiştir. (.....) âyetini: "Göğüsleri çıkmış kızlar" şeklinde açıklamıştır, (.....) âyetini de: "Dolu dolu kadehler" şeklinde açıklamıştır. Tastî'nin bildirdiğine göre Nâfi' b. el-Ezrak, İbn Abbâs'a: (.....) ifadesinin anlamı nedir?" diye sorunca, İbn Abbâs: "Hadâik, bostan anlamındadır" dedi. Nâfi': "Araplar öylesi bir ifadeyi bilir mi ki?" diye sorunca da İbn Abbâs şu karşılığı verdi: "Evet, bilirler. Şairin: "Allah'ın suladığı bir bölgedir ki, ovaları Bol sulu, yemyeşil ve bereketli bostanlıklardır" dediğini işitmez misin?" Nâfi': (.....) ifadesinin anlamı nedir?" diye sorunca, İbn Abbâs: "İçki dolu kadeh, anlamındadır" dedi. Nâfi': "Araplar öylesi bir ifadeyi bilir mi ki?" diye sorunca da İbn Abbâs şu karşılığı verdi: "Evet, bilirler. Şairin: "Dengini bulmak üzere bize gelen Amir'e İçki dolu kadehler ikram ettik" dediğini işitmez misin?" İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Dahhâk: (.....) ifadesini: "Bakire kızlar" şeklinde açıklamıştır. İbn Ebî Şeybe ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: " Çıt ifadesini: "Göğüsler" şeklinde açıklamıştır. Abd b. Humeyd, İbn Cerîr, İbnu'l-Münzir, İbn Ebî Hâtim, Hâkim, İbn Merdûye ve Beyhakî'nin el-Ba's'da bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) âyetini açıklarken şöyle demiştir: "Peşpeşe, dolu dolu sunulan kadehler anlamındadır. Bazen babam Abbâs'ın: "Evladım! Bize peşpeşe dolu kadehler ikram et" dediğini işitirdim." Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre İbn Abbâs'a, (.....) âyetinin anlamı sorulunca: "Ardı kesilmeyen içecekler, anlamındadır" demiştir. Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İbn Abbâs: (.....) âyetini: "Dolu kadehler" şeklinde açıklamıştır. Abd b. Humeyd de Saîd b. Cübeyr, Katâde, Mücâhid, Dahhâk ve Hasan(-ı Basrî)'den aynısını bildirir. Abd b. Humeyd'in bildirdiğine göre İkrime: (.....) âyetini: "Arka arkaya doldurulan kadehler" şeklinde açıklamıştır. Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Mücâhid: (.....) âyetini: "Arka arkaya doldurulan kadehler" şeklinde açıklamıştır. Abd b. Humeyd, Saîd b. Cübeyr ile Dahhâk'tan bu yorumun aynısını bildirir. Hennâd'ın bildirdiğine göre Atiyye: (.....) âyetini: "Peşpeşe doldurulan kadehler" şeklinde açıklamıştır. Abd b. Humeyd ve İbn Cerîr'in bildirdiğine göre Ebû Hureyre: (.....) âyetini: "Dolu dolu kadehler" şeklinde açıklamıştır. Abd b. Humeyd der ki: "Dihâken Farsça bir ifadedir ve peşpeşe, arka arkaya anlamındadır." İbn Cerîr'in bildirdiğine göre İkrime: (.....) âyetini: "Arınmış içeceklerle dolu kadehler" şeklinde açıklamıştır. Abd b. Humeyd, İbn Abbâs'tan bildirir: "İçinde içki olan kaba Ke's (.....) denilir. Ancak içinde içkiden başka bir içecek varsa buna Ke's denmez." Abdurrezzâk, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Katâde: "Onlar orada ne boş bir söz, ne de yalan işitirler. Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükafatıdır. O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, Rahman'dır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir" âyetlerini açıklarken şöyle demiştir: "Orada batıl ya da günah sayılan sözler söylemez, konuşmalar yapmazlar. Rableri onlara bol miktarda ihsanda bulunur ve kendisinin izni olmadan hiç kimse konuşamaz." Firyâbî, Abd b. Humeyd, İbn Cerîr ve İbnu'l-Münzir'in bildirdiğine göre Mücâhid: "Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükafatıdır. O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, Rahman'dır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir" âyetlerini açıklarken şöyle demiştir: "Bu sayılanlar dünyada iken yaptıklarına karşılık Rablerinden bir mükafattır. O günde de Rablerinin izni olmadan hiç kimse konuşamaz." |
﴾ 37 ﴿