23

Sonra onların mazeretleri sadece: Allah'a ant ederiz ki, Rabbimiz, bizler şirk koşanlardan değildik” demeleri oldu.

"Sümme lem tekün fitnetehüm":

İbn Kesir, İbn Âmir ve Hafs da Âsım’dan rivayetle te ile (sümme lem tekün), ref ile (fitnetühüm) okumuşlardır. Nâfi, Ebû Amr ve Ebû Bekir de Âsım’dan rivayetle, yine te ile mensûb olarak "fitnetehüm” okumuşlardır. Bu, İbn Kesir’den de rivayet edilmiştir.

"Fitne” üzerinde de dört görüş vardır:

Birincisi: O, kelâm ve söz manasınadır, İbn Abbâs ile Dahhâk: Sözleri olmadı, demişler.

İkincisi: Mazeret manasınadır, Katâde ile

İbn Zeyd de: Mazeretleri olmadı, demişlerdir. İbn Enbari mana şöyledir, demiştir: Kendilerini helak edecek ve rüsvaylıklarına sebep olacak şeyi mazeret gösterdiler.

Üçüncüsü: Deneme manasınadır, Atâ’ el - Horasani: Denemeleri olmadı, demiştir. Ebû Ubeyd de şöyle demiştir: Onları delil altında bırakan ve kınanmalarını artıran denemeleri olmadı, demiştir.

Dördüncüsü: Fitneye kapılmak manasınadır, mana da fitneye kapılmalarının sonu olmadı, demektir.

Zeccâc şöyle demiştir: Şirklerine kapılmaları ve üzerinde durmaları onlardan el çekmekten başka bir şey olmadı, demiştir. Dilde bunun benzeri şöyledir: Bir insanın aklını çelen birini sevdiğini görürsün, o da bir tehlikeye düştüğü zaman ondan elini çeker o da: Senin falanı sevmen ondan el çekmeden başka bir şey değildir, der. Bu hoş bir tevildir, bunu ancak Kelâmın manalarını ve Arapların kullanımlarını bilenler anlarlar.

İbn Enbari de şöyle demiştir:

Mana şöyledir: Onlar bu sözleriyle kendilerini yaktılar, çünkü yalan söylediler ve dünyada onunla tanındıkları şeyi kabul etmek istemediler.

"îlla en kalu vallahi rabbina makünna müşrikin": İbn Kesir, Nâfi, Ebû Amr, Âsım ve İbn Âmir, benin kesresiyle:

"Vallahi rabbina"; Hamze, Kisâi ve Halef de benin nasbi ile (Rabbena) okumuşlardır.

Sıfatları bu olan kavim hakkında da iki görüş vardır:

Birincisi: Onlar müşriklerdir.

İkincisi: Münafıklardır.

Ne zaman yemin ederler? Bunda da üç görüş vardır:

Birincisi: Cennete ancak Müslüman olanın girdiğini gördükleri zaman: Gelin şirkimizi bırakalım, der ve yemin ederler. Bunu da İbn Abbâs, demiştir.

İkincisi: Cehenneme girip de tevhid ehlinin oradan çıktıklarını görünce, yemin eder ve özür dilerler. Bunu da Said b. Cübeyr ile Mücâhid, demişlerdir.

Üçüncüsü: Onlara:

"Ortaklarınız nerede?” diye sorulduğu zaman onlarla ilişkilerinin olmadığını söyler ve yemin ederler. Bunu da Mukâtil, demiştir.

23 ﴿