28

Hayır, daha önce gizledikleri şeyler kendilerine göründü. Eğer onlar (dünyaya) geri döndürülselerdi, men olundukları şeylere geri dönerlerdi. Şüphesiz onlar tam yalancılardır.

"Bel beda lehüm makanu yuhfune min kabl":

"Bel” edatı burada onların sözlerini ret içindir, yani: Durum onların dedikleri gibi, dünyaya gönderilselerdi iman ederlerdi gibi değildir, demektir.

Zeccâc da şöyle demiştir:

"Bel” istidrak ve olumsuzluktan sonra olumluluk içindir: Macaeni Zeydün, bel Amrün, dersin, âyetin manasında da dört görüş vardır:

Birincisi: Birbirlerinden gizledikleri şeyler meydana çıktı. Bunu da Hasen, demiştir.

İkincisi: Organlarının konuşmasıyla daha önce dilleriyle gizledikleri şeyler meydana çıktı. Bunu da Mukâtil, demiştir.

Üçüncüsü: Gizledikleri şeylerin cezası açığa çıktı. Bunu da Müberrid, demiştir.

Dördüncüsü: Başkanların gizledikleri uşaklara göründü. Bunu da Zeccâc, demiştir.

"Eğer dünyaya döndürülselerdi yasaklandıkları şeye geri dönerlerdi":

İbn Abbâs şöyle demiştir: Men edildikleri şirke geri dönerlerdi ve onlar: Rabbimizin âyetlerini yalanlamaz ve müminlerden olurduk” sözlerinde yalancı çıkarlardı.

İbn Enbari de şöyle demiştir: Allah onları, dünyaya döndürüldükleri takdirde iman edecekleri ve yalanlamayacakları hususunda yalanladı da temennileri hususunda yalanlamadı.

28 ﴿