35

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, eğer yerde bir tünel yahut gökte bir merdiven arayıp da onlara bir mucize getirebilirsen, yap. Eğer Allah dileseydi onları hidayet üzerinde toplardı. Öyleyse sakın cahillerden olma.

"Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse":

İniş sebebi şöyledir: Haris b. Amir, bir grup Kureyşli ile Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi: Ya Muhammed, peygamberlerin kavimlerine getirdiği gibi sen de bize bir mucize getir. Eğer bunu yaparsan sana iman ederiz, dedi. Bunun üzerine bu âyet indi. Bunu Ebû Salih, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir.

"Kebure": Büyük olmak ve ağır gelmek manasınadır.

Yüz çevirmelerinde iki görüş vardır:

Birincisi: Kur’ân dinlemekten.

İkincisi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e tabi olmaktan.

"Nafak": Bu kelime hakkında

İbn Kuteybe şöyle demiştir: Nafak yerin altındaki giriştir ki, ona dehliz, tünel denir. Süllem ise: Yukarı çıkan merdivendir.

Zeccâc da şöyle demiştir: Nafak: Yerin altına inen yoldur, nafika da yer sıçanının yerin altından yüzüne doğru açtığı deliktir. Yer yüzeyine yaklaştığı zaman onu ince bir tabaka halinde bırakır, bir şeyden şüphe ettiği zaman kafası ile orayı iter ve çıkar. Münafıka da bu yüzden aynı kelime denilmiştir. Çünkü o da gösterdiğinin aksini yapar, tıpkı yer sıçanının nafika denen deliği gibi ki, dışı belirsizdir, içi de yerin altında bir deliktir.

"Süllem” de: Selametten türemiştir ki, o da seni yukarıya çıkaran, teslim eden araçtır.

Mana da şöyledir: Eğer elinden gelirse bunu yap.

"Yap” fi’li atılmıştır, çünkü sözün içinde ona gösterecek şey vardır.

Ebû Ubeyde de şöyle demiştir: Süllem, sebep ve merdivendir: Sen beni ihtiyacın için merdiven (araç) olarak kullandın, denilir.

"Onlara bir mucize getirebilirsen":

Bunda da iki görüş vardır:

Birincisi: Senden istedikleri mucizeyi getir, zira ondan meleğin inmesini; Mûsa'nın asası ve Salih’in devesi gibi mucizeler istemişlerdi.

İkincisi: Senin mucizenden daha üstününü.

"Eğer Allah dileseydi onları hidayet üzerinde toplardı":

Bunda üç görüş vardır:

Birincisi: Onları hidayet üzerinde yaratmak dileseydi, yapardı.

İkincisi: Dileseydi melekler indirirdi, onlar da kendilerini imana zorlarlardı. Bu ikisini Zeccâc zikretmiştir.

Üçüncüsü: Eğer dileseydi hepsi iman ederlerdi. İmanı dilemesi ve geçerli hükmü ile terk ettiklerini haber verdi.

"Öyleyse sakın cahillerden olma":

Bunda da üç görüş vardır:

Birincisi: Cahillik etme, çünkü eğer dileseydi onları hidayet üzerinde toplardı.

İkincisi: Sana bazılarının iman edip bazılarının da iman etmeyeceklerinde cahillik etme.

Üçüncüsü: Sabırsızlık edenlerden olma, çünkü sabırsızlık cahillerin ahlakındandır.

35 ﴿