38Yeryüzünde bir hayvan ne de iki kanadıyla uçan bir kuş yoktur ki, mutlaka sizin gibi ümmetlerdir. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra ancak Rablerine toplanacaklar. "Yeryüzünde bir hayvan yoktur ki,": İbn Abbâs, yeryüzünde hareket eden her canlıyı kasdetmiştir, demiştir. Zeccâc da şöyle demiştir: İki kanattan bahsedilmesi tekittir. Bütün mahlukat ya hareket eder yahutta uçar. "Mutlaka sizin gibi ümmetlerdir": Mücâhid: Sınıf sınıftırlar, demiştir. Ebû Ubeyde de: Cins cinstirler, Allah’ı tanır ve O'na ibadet ederler, demiştir. "Sizin gibidirler": Bunun manasında da dört görüş vardır: Birincisi: Birbirlerini anlamada sizin gibidirler, demektir. Bunu Ebû Salih, İbn Abbâs'tan rivayet emiştir. İkincisi: Allah'ı tanımada, bunu da Atâ’, demiştir. Üçüncüsü: Yaratılma, ölme ve dirilmede sizin gibidirler, bunu da Zeccâc, demiştir. Dördüncüsü: Beslenme istemede, rızık aramada ve tehlikelerden sakınmada sizin gibidirler, bunu da İbn Kuteybe, demiştir. İbn Enbari de şöyle demiştir: Âyet şöyle delil olarak sunulmuştur: Allahü teâlâ müşriklere akıl ve fehim vermiştir; bununla Peygamberin durumunu anlamalı ve ona itâate sarılmalı idiler, nitekim kuşlara da birbirinin işaretini anlayacak güdüler vermiştir. Erkeğe dişiyi arattırmıştır. Bütün bunlarda kudretini gösteren deliller vardır. "Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık": Kitap üzerinde de iki görüş vardır: Birincisi: O, Levh-i Mahfuz’dur. İbn Ebi Talha, İbn Abbâs’dan: Biz hiçbir şeyi terk etmedik, ne varsa hepsini ana kitapta yazdık, dediğini rivayet etmiştir. Katâde ile İbn Zeyd de bu manaya kail olmuşlardır. İkincisi: O, Kur’ân’dır. Atâ’, İbn Abbâs’tan: Biz hiçbir şey bırakmadık, mutlaka onu sizin için açıkladık, dediğini rivayet etmiştir. Buna göre bu geneldir, tahsis edilmiştir. Mana da şöyle olur: Muhtaç olduğunuz ne varsa onu kitapta size açıkladık, bunu da ya nas (açık) olarak ya özetle ya da delalet yolu ile yaptık. "Sana kitabı her şeyi açıklaman için indirdik” (Nahl:89) âyetinde olduğu gibi ki, din işinde ihtiyaç duyulan her şeyi demektir. "Sonra ancak Rablerine toplanırlar": Bunda da iki görüş vardır: Birincisi: O kıyamet günündeki toplamadır. Ebû Zer rivayet edip şöyle demiştir: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in yanında iki koç toslaştılar: "Ey Ebû Zer, ne için toslaştıklarını biliyor musun?” dedi. Ben de: Hayır, dedim. O da: Fakat Allah biliyor, aralarında hüküm verecektir, dedi. 4 4- İmam Ahmed, Müsned, 5/162, 173 Ebû Hureyre de şöyle demiştir: Allah mahlukatı, hayvanları, sürünenleri, kuşları ve herzeyi kıyamet gününde toplar, adaleti o dereceye varır ki, boynuzsuz koyunun hakkını boynuzludan alır, sonra da onlara: Toprak olun, der. O zaman kâfir: Keşke ben de toprak olaydım, der. 5 5- Hakim, el - Müstedrek, 2/316. Müslim'in şartına uygundur, demiş, Zehebi de ona katılmıştır. İkincisi: Toplamanın manası: Onları öldürmektir, bunu da İbn Abbâs ile Dahhâk, demişlerdir. |
﴾ 38 ﴿