50

Deki: size:

"Yanımda Allah’ın hâzineleri var” demiyorum. Ben gaybi de bilmem. Size,

"ben bir meleğim de” demiyorum. Ben ancak bana vahyolunanlara tabi olurum. De ki: "Kör ile gören bir olur mu?” Hiç düşünmüyor musunuz?

"De ki: Yanımda Allah’ın hâzineleri var, demiyorum":

İniş sebebi şöyledir: Mekke halkı: Ya Muhammed, Allah sana bir hazine indirse de zenginleşsen; zira sen fakir ve muhtaçsın. Yahut ondan yiyeceğin bir bahçen olsa, zira sen açsın, dediler. Bunun üzerine bu âyet indi. Bunu da Ebû Salih, İbn Abbâs'tan rivayet etmiştir.

Zeccâc şöyle demiştir: Bu âyet,

"ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya” kavline bağlıdır; böylece onlara Allah'ın hâzinelerine sahip olmadığını; gaybi de bilmediğini ancak vahiy ile bileceğini bildirdi. Melek olduğunu da söylemiyor, zira melek, Allah’ın işlerinden insanların göremediğini görür. İbn Mes’ûd, İbn Cübeyr, İkrime ve Cuhderi, “Lâm” ın kesresiyle:

"İnni melik (ben kıralım) okumuşlardır.

Körilegören” üzerinde de iki görüş vardır:

Birincisi: Kör, kâfirdir, gören de mü'mindir. Bunu İbn Abbâs ile Katâde, demişlerdir.

İkincisi: Kör, sapık, gören de doğru yolda olandır, bunu da Said b. Cübeyr ile Mücâhid demişlerdir.

"Hiç düşünmüyor musunuz?":

Bunda da iki görüş vardır:

Birincisi: O’nun birliğine ve Resul’ünün doğruluğuna delalet eden ve size açıklanan âyetler üzerinde düşünmüyor musunuz?

İkincisi: Size verilen kör ile gören misalinde ve bu ikisinin bir olmayacağı üzerinde.

50 ﴿