54Âyetlerimize iman edenler sana geldiği zaman de ki: "Selam size. Rabbiniz rahmeti kendi üzerine şöyle yazdı: "İçinizden kim bilmeyerek bir kötülük yapar, sonra da ardından Tevbe eder ve (kendini) ıslah ederse, şüphesiz O, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir. "Âyetlerimize iman edenler sana geldiği zaman": Kimler hakkında indiğinde beş görüş beyan ederek ihtilaf etmişlerdir: Birincisi: O, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelip de: Büyük günah işledik, diyen adamlar hakkında inmiştir. Efendimiz sustu, arkasından da bu âyet indi. Bunu Enes b. Malik, demiştir. İkincisi: O, kovmaktan men edildiği kimseler hakkında inmiştir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem onları gördüğü zaman önce kendisi selam verir ve: O Allah’a hamd olsun ki, ümmetimde kendilerine önce benim selam vermemle emrettiği kimseler kıldı, derdi. Bunu da Hasen ile İkrime demişlerdir. Üçüncüsü: O; Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Hamza, Cafer, Osman b. Muz’un, Ebû Ubeyde, Mus’ab b. Umeyr, Salim, Ebû Seleme, Erkam b. Ebi’l - Erkam, Ammar ve Bilal hakkında inmiştir. Bunu da Atâ’, demiştir. Dördüncüsü: Ömer b. Hattab, reisleri İslâm’a çekmek için Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’e fakirleri geri plana itmekle fikir beyan etmişti; "Rablerine dua edenleri kovma” âyeti inince, Ömer o sözünden özür dilemek ve istiğfar etmek üzere geldi; âyet de bunun üzerine indi. Bunu da İbn Saib, demiştir. Beşincisi: Bu, Ömer b. Hattab’ın İslâm’a gireceğini müjdelemek için indi, o da gelip de Müslüman olunca, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem bunu ona okudu. Bunu da Ebû Süleyman Dımeşki, demiştir. "Âyetlerimize iman edenler": Manası: Delil ve kanıtlarımızı tasdik edenler, demektir. "Selam size, de": Bunda da iki görüş vardır: Birincisi: O onları onurlandırmak için onlara selam vermekle emrolundu, bunu da Hasen ile İkrime’den zikretmiş bulunuyoruz. İkincisi: O, Allah'ın selamını onlara tebliğ etmekle emrolundu, bunu da İbn Zeyd, demiştir. Zeccâc da şöyle demiştir: Selamın manası: Bir insana afetlerden salim kalması (afetlere uğramaması) için dua etmektir. "Kötülük” hakkında iki görüş vardır: Birincisi: O, şirktir. İkincisi: O masiyetler (günahlar) dır. "Cahilliğin” manasını da Nisa suresinde zikretmiş bulunuyoruz. İbn Kesir, Ebû Amr, Hamze ve Kisâi: "İnnehu men amile minküm suen", "feinnehu gafurur” her ikisinde hemzenin kesri ile okumuşlardır. Âsım ile İbn Âmir de, ikisinde de hemzenin fethi ile okumuşlardır. Nâfi de elifin nasbi ile "ennehu", elifin kesri ile de "feinnehu gafurun” okumuştur. Ebû Ali de şöyle yorumlamıştır: Kim kesre ile "innehu” okursa, onu rahmetin tefsiri kılmıştır. Kim de "feinnehu gafurun” okursa, fe’den sonrasını yeni cümle başı kabul etmiştir. Kim de hemzenin fethi ile "ennehu men amile” okursa, "enne"yi rahmeteten bedel yapar. Mana da: Rabbiniz "kim şöyle yaparsa yazdı” olur. Kim de fe’den sonrakini fetha ile okursa, bir haber gizler, takdiri de: "Felehu (ennehu gafurun rahim) olur. Mana da: Onun için bağışlanma ve merhamet vardır demektir. "Fenne lehu nara cehenneme” (Teube: 63) de böyledir. Manası da: Onun için cehennem ateşi vardır demek olur. Nâfi’in kıraatine gelince, o da rahmetten bedel yapmış ve fe’den sonra yeni cümle kurmuştur. |
﴾ 54 ﴿