55

Böylece âyetleri açıklıyoruz ki, günahkarların yolu belli olsun.

"Böylece âyetleri açıklıyoruz": Yani sana bu surede müşriklere karşı delillerimizi ve işaretlerimizi açıkladığımız gibi şimdi de sana bütün bâtıll erbabının inkâr ettiği haktaki delilimizi açıklıyoruz.

İbn Kuteybe: Açıklamanın manası: Onları ayrı ayrı getirmektir, demiştir.

"Velitestebine":

İbn Kesir, Ebû Amr ve İbn Âmir, teli "velitestebine", "sebilü” de ref ile okumuşlardır. Nâfi ile Zeyd de - Ya’kûb ’tan rivayetle - yine te ile okumuşlar, ancak onlar "sebile"yi nasb etmişlerdir.

Hamze, Kisâi ve Ebû Bekir de -Âsım’dan rivayetle- ye ile "veliyestebine sebilü” okumuşlardır. Kim ye ile yestebine veya te ile testebine okursa, câizdir, çünkü sebil, Al-i İmran’da açıkladığımız gibi müzekker de müennes de olur. Kim lamı nasb ederse, mana:

Ya Muhammed, bunu günahkarların yolunu açıklaman için yaptık,- şeklinde olur.

Ona açıklanan yolları için de iki görüş vardır:

Birincisi: O şirkteki yolları ve rezilliğe varacak yerleridir, bunü da İbn Abbâs, demiştir.

İkincisi: Bu, fakirleri ondan uzaklaştırmadaki maksatlarıdır ki, o da hasettir, yoksa onunla oturmayı ve ona tabi olmayı yeğlemeleri değildir. Bunu da Ebû Süleyman, demiştir.

Eğer: Li-testebîne’de "key (için) manasına gelen lâm nasıl tek başına olabildi, halbuki onun yolu ya önceden geçen veya sonradan gelen bir fi’le şart olmaktır?” denilerse, buna İbn Enbari iki cevap vermiştir:

Birincisi: O, gizli bir fi’lin şartıdır, maksat: Ve nefalü zalike likey testebine, demektir.

İkincisi: O, gizli bir lama atfedilmiştir, tevili de: Nufassilül ayati liyenkeşife emrühüm ve litestebine sebilühüm, şeklindedir.

55 ﴿