139

Ve şöyle dediler: "Şu davarların kannlarındakiler erkeklerimize helâl, kadınlarımıza haramdır". Eğer o, ölü olursa onlar onda ortaktırlar. Allah onları nitelendirmeleri ile cezalandıracaktır. Şüphesiz O, hikmet sahibi, hakkıyle bilendir.

"Şu davarların kannlarındakiler": Davarlardan kendilerine göre haram edilen bahire, şaibe, vasile’yi kasdediyorlar.

Karınlarındakinden ne kastettikleri hususunda da müfessirlerin üç görüşü vardır:

Birincisi: O süttür, bunu İbn Abbâs ile Katâde, demişlerdir.

İkincisi: Ana karnındaki yavrulardır, bunu da Mücâhid, demiştir.

Üçüncüsü: Yavru ve süttür, bunu da Süddi ile Mukâtil, demişlerdir.

"Halisatün lizükurina":

Cumhûr, müennes lafızla

"halisatün” okumuştur, bunda da dört gerekçe vardır:

Birincisi: Onun müennes kılınması, en’am lâfzının müennes olmasındandır, vema fi butuniha da öyledir, bunu da Ferrâ’, demiştir.

İkincisi:

"Ma’nın manası müennestir, çünkü o, cemaat manasınadır, sanki: Cemaatü ma fi butuni hazihil en’ami halisatün, demiş gibidir. Bunu da Zeccâc, demiştir.

Üçüncüsü: He sıfatta mübalağa için girmiştir,

"allame” ve nessabe” gibi.

Dördüncüsü: O, müzekker isimlerin müennes lâfızlarla ifade edildiği mastarlar grubundandır, meselâ: Atâ’üke afiyetün (vermen afiyettir), erruhsu nimetün (müsaade nimettir) gibi. Bu ikisini İbn Enbari zikretmiştir.

İbn Mes’ûd,.Ebû’l - Âliyye, Dahhâk, A’meş ve İbn Ebi Able merfu olarak hesiz

"halisün” okumuşlardır.

Ferrâ’ da:

"Ma” müzekker olduğu için o da müzekker olmuştur, demiştir.

İbn Abbâs, Ebû Rezin, İkrime ve İbn Yamur, şadın ve henin zammı ve müzekker zamiri ile:

"halisuhu” okumuşlardır.

Zeccâc da: Mana, dirilere ait demek olur, demiştir.

Katâde de, nasb ile:

"Halisaten” okumuştur. Zükur: Erkekler, ezvac da: Kadınlardır.

"Ve in yekûn meyteten": Çoğunluk ye ile:

"yekun", meyteten"i de nasb ile okumuştur. Bu da

"ma” lâfzına dönüktür.

Mana da: Eğer bu hayvanların karnındaki ölü olursa, demektir. İbn Kesir de, ye ile:

"yekûn” ve ref ile:

"Meytetün” okumuştur. İbn Âmir de meytetün’ün ref’inde ona katılmıştır, ancak o te ile

"tekün” okumuştur.

Mana da: Eğer böyle bir şey olur ve vuku bulursa, demek olur. Bu durumda "kâne"yi tamme yapmıştır, habere ihtiyacı yoktur. Ebû Bekir de Âsım’dan rivayeten te ile mensûb olarak

"meyteten” okumuştur.

Mana da: Eğer bu davarların karınlarındakiler ölü olursa, demektir.

"Onlar onda ortaktırlar": Yani erkekler ve kadınlar beraber.

"Onlara vasıflamalarının cezasını verecektir": Yalancılık olan niteliklerinin cezasını verecektir, demek istemiştir.

139 ﴿