92Şuayb’i yalanlayan kimseler, hiç orada ikamet etmemiş gibi oldular. Şuayb’i yalanlayanlar ziyan edenlerin ta kendileri oldular. "Sanki orada ikamet etmemiş gibi oldular": Bunda da dört görüş vardır: Birincisi: Yurtlarında hiç yaşamamış gibi oldular. Bunu İbn Abbâs ile Ahfeş, demişlerdir. Hatim Tayyi’ de şöyle demiştir: Bir zamanlar fakirliği de zenginliği de yaşadık, Her ikisini de bize zaman kadehlerle içirdi. Zenginliğimiz akrabalara taşkınlığımızı artırmadı, Fakirlik de soydaşlarımızı hor gördürmedi. Zeccâc, şiirde geçen "ğaniyna” sözcüğünün, yaşadık manasına geldiğini söylemiştir. Yine şiirdeki tasa’luk, fakirliktir. Araplar fakire: Sa'luk, derler. İkincisi: Orada hiç nimet tatmamış gibi oldular. Bunu da Katâde, demiştir. Üçüncüsü: Orada hiç bulunmamış gibi oldular. Bunu da İbn Zeyd ile Mukâtil, demişlerdir. Dördüncüsü: Oraya hiç inmemiş (konmamış) gibi oldular. Zeccâc şöyle demiştir: Esmaî dedi ki: Mağani: Menziller manasınadır. Ganiyna bimekanin keza denir ki: Oraya indik, demektir. İbn Kuteybe de şöyle demiştir: Orada ikamet etmemiş gibi oldular. Ğaniyna bimekanin keza: Orada ikamet ettik, demektir. İbn Enbari şöyle demiştir: "Şuayb’e inanmayanlar” kavli, onları daha çok kınamak için iki kere tekrar edilmiştir. Meselâ şöyle dersin: O senin kardeşin malımızı aldı, o senin kardeşin namusumuza sövdü. |
﴾ 92 ﴿