11Hatırla ki, kendisinden bir güven olarak size uykuyu bürüyor ve sizi temizlemek, sizden şeytanın murdarlığını gidermek, kalplerinizi kuvvetlendirmek ve onunla ayakları sağlamlaştırmak için gökten üzerinize su indiriyordu. "Hatırla ki, kendisinden bir güven olarak size uykuyu bürüyordu” (iz yağşakümün nüasü ementen minhü): Zeccâc şöyle demiştir: "İz” Ve ma caalehullahu illâ Büşra, fi zalikel vakti kavlinin manasından dolayı mahallen mensubtur. Mananın şöyle olması da câizdir: Üzküru iz yağşakümün nüasu. İbn Kesir ile Ebû Amr, yenin fethi, ğaynın cezmi, şinin fethi ve elifle: "Yağşaküm", "ennuasu” da merfu okumuşlardır. Âsım, İbn Âmir, Hamze ve Kisâi de, yenin zammesi, ğaynin fethi, şeddeli şin de meksur olarak: "Yuğaşşiküm", ennuase’yi de mensûb olarak okumuşlardır. Nâfi de yenin zammesi, ğaynin cezmi ve şinin kesri ile: "Yuğşiküm", ennuase'yi de nasb ile okumuştur. Ebû Süleyman Dımeşki de şöyle demiştir: Kelâm "Ve litatmeinne bihi kulubuküm” iz yağşakümün nuasu kavline dönüktür. Zeccâc da şöyle demiştir: "Emeneten” mefulunleh olarak mensubtur, tıpkı: Faaltü zalike hazereşşerri (bunu şerden kaçmak için yaptım) kavli gibidir. Emintü amenü emnen ve emanen ve emeneten denir. Ebû Abdurrahman es - Sülemi, Ebû’l - Mütevekkil, Ebû’l - Âliyye, İbn Yamur ve İbn Muhaysın da mimin sükunu ile: "Emneten minhu” şeklinde okumuşlardır. "Üzerinize gökten su indirir": İbn Abbâs şöyle demiştir: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Bedir savaşında bir yere konakladı, onunla suyun arasında bir kumluk vardı. Müşrikler suyu onlardan önce tuttular. Müslümanlar susuz kaldılar, namazlarını abdestsiz kılmaya başladılar. Şeytan kalplerine vesvese attı: Siz de içinizde Allah’ın Resul’ü olduğu halde kendinizi onun dostları sanıyorsunuz, müşrikler ise suyu elinizden aldılar, siz ise abdestsiz olarak namaz kılıyorsunuz, dedi. Bunun üzerine Allahü teâlâ bir yağmur indirdi. Ondan içtiler ve temizlendiler. Kumluk yer de yağmurun değmesiyle sertleşti. Allahü teâlâ şeytanın vesvesesini giderdi. Çünkü o: Müşrikler sizi suya yaklaştırmıyor, diyordu. İbn Zeyd: Riczüşşeytan, onun hilesidir demiştir, çünkü o: Sizin onlarla savaşacak gücünüz yoktur, demişti. İbn Enbari de şöyle demiştir: Suyun olmaması onları üzünce Allah gökten yağmur indirdi; böylece Allah’ın azap ve gazabına sebep olan şeytanın vesvesesini giderdi. Çünkü ricz: Azap demektir. "Veliyarbita alâ kulubiküm": Rabt bağlamak ve kuvvetlendirmek demektir. “alâ” edatı da bazılarına göre zaittir, mana da: Kalplerinizi kuvvetlendirmek için, olur. Kalplerini kuvvetlendirip sağlamlaştırdığı o şey hakkında da üç görüş vardır: Birincisi: O, sabırdır, bunu da Ebû Salih, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir. İkincisi: O, imandır, bunu da Mukâtil, demiştir. Üçüncüsü: O, Allah’ın yukarıda geçen vesvese ile sarsılan kalpleri sağlamlaştırmak için indirdiği yağmurdur. "Ve yüsebbite bihil akdam": Bi-hi zamirinde iki görüş vardır: Birincisi: O, suya râcîdir; zira toprak kumluk idi, yağmurla sertleşti ve ayaklar üzerinde kaymadı, yer tuttu. Bunu da İbn Abbâs, Mücâhid, Süddi ve diğerleri demişlerdir. İkincisi: O, bağlamaya ve sağlamlaştırmaya râcîdir, Mana da şöyledir: Onunla ayakları sağlamlaştırmak istedi. Bunu da Zeccâc zikretmiştir. |
﴾ 11 ﴿