27Ey iman edenler, Allah’a ve Resul'e hainlik etmeyin ki, bilerek emanetlerinize hainlik etmiş olursunuz. "Allah’a ve Resul'e hainlik etmeyin": Kimler hakkında indiğinde dört görüş belirterek ihtilaf etmişlerdir: Birincisi: O, Ebû Lübabe b. Abdülmünzir hakkında indi; şöyle ki: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Kurayza Yahudilerini kuşatınca, onunla Nadiyr oğullarının şartlarıyla barış yapmak ve Şam toprağına gitmek istediler. O da bunu ancak Sa'd b. Muaz’ın hakemliği ile kabul edeceğini söyledi. Onlar da bunu kabul etmediler ve: Bize Ebû Lübabe’yi gönder, dediler. O da kendilerinin samimi dostu idi; çünkü oğlu ve ailesi onların yanında idiler; o da onu gönderdi. Yahudiler: "Ne dersin, Sa'd b. Muaz’ın hakemliğini kabul edelim mi?” dediler. O da elini boğazına götürerek: Bunun boğazlanma olduğunu söyledi, yapmayın, dedi. Onlar da onu dinlediler. İşte onun hiyaneti bu idi. Ebû Lübabe diyor ki: Daha ayaklarımı atmamıştım ki, Allah’a ve Resul’üne hiyanet ettiğimi bildim. Bu âyet bunun üzerine indi. Bu İbn Abbâs ile çoğunluğun görüşüdür. Rivayete göre Ebû Lübabe bu âyet indikten sonra kendini mescidin sütunlarından birine bağladı ve Allah’a yemin ederim ki, ölünceye veyahut Allah Tevbemi kabul edinceye kadar yiyecek ve içecek bir şey tatmayacağım, dedi. Yedi gün öyle bekledi, sonunda Allahü teâlâ Tevbesini kabul etti, o da: Allah'a yemin ederim ki, bizzat Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem beni çözmedikçe kendim bağımı çözmem, dedi. O da gelip bağını eliyle çözdü. Ebû Lübabe de: Benim tam Tevbe etmem için günah işlediğim evi terk etmeliyim ve malımdan da elimi çekmeliyim, dedi. Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem de: Üçte birini sadaka etmek sana yeter, dedi. İkincisi: Cebrâil, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi: Ebû Süfyan filanca yerdedir, dedi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de ashabına: Ona doğru çıkın ve bunu gizleyin, dedi. Münafıklardan biri ona bir mektup yazdı: Muhammed seni istiyor, tedbirinizi alın, dedi. Bunun üzerine bu âyet indi. Bunu da Cabir b. Abdullah, demiştir. Üçüncüsü: O, Osman b. Affa’nın öldürülmesi hakkında indi, bunu da Muğire b. Şube, demiştir. Dördüncüsü: Bir topluluk Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’i dinler, müşriklere yetişmesi için onu ifşa ederlerdi. Bunun üzerine bu âyet indi. Bunu da Süddi, demiştir. Allah'a hiyanet hususunda da iki görüş vardır: Birincisi: O’nun farzlarını terk etmektir. İkincisi: Resul’üne isyan etmektir. Resul’e hiyanet hususunda da iki görüş vardır: Birincisi: Açıkça itâat ettikten sonra ona gizlice muhalefet etmektir. İkincisi: Sünnetini terk etmektir. Emanetlerden ne murat edildiği hususunda da üç görüş vardır: Birincisi: Onlar farzlardır, bunu da İbn Abbâs demiştir. Onlara hiyanet hakkında da iki görüş vardır: Birincisi: Onları eksik yapmaktır. İkincisi: Onları terk etmektir. İkincisi: Onlar dindir, bunu da İbn Zeyd, demiştir. Bu durumda mana şöyle olur: İçeride küfrü gizleyip de dışarıda imanı göstermeyin. Üçüncüsü: O, bütün emanet edilen şeylere hainlik hususunda geneldir. Ebû Lübabe macerasında inişi de bunu tekit eder, destekler. |
﴾ 27 ﴿