12Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozar ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün liderleri ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yoktur. Belki vazgeçerler. "Eğer yeminlerini bozarlarsa": İbn Abbâs şöyle demiştir: Bu âyet; Ebû Süfyan b. Harb, Haris b. Hişam, Sehl b. Amr, İkrime b. Ebû Cehil ve Kureyş’in diğer reisleri hakkında inmiştir. Onlar Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'in müttefikleri olan Huzaalılara karşı Bekir oğullarına yardım ederek antlaşmayı bozdular. Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem de üzerlerine yürüyüp Huzaalılara yardım etmekle emrolundu. İşte Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’i Mekke’den çıkarmaya yeltenenler onlardır. Âyette geçen neks lâfzının manası: Bozmaktır. Yeminler de burada: Antlaşmalardır. Dine dil uzatmak da: Onu ayıplamaktır. Eğer bir zimmi İslâm’a dil uzatırsa, öldürülmesini gerektirir; çünkü ondan alınan söz, dine dil uzatmamaktır, saygılı olmaktır. "Fekatilu eimmetel küfri": Âsım, İbn Âmir, Hamze ve Kisâi, iki hemze ile "eimme” okumuşlar; İbn Kesir, Nafî ve Ebû Amr da birinci hemzeyi normal, İkincisini de yumuşak olarak okumuşlardır. Küfrün liderlerinden maksat da müşriklerin reisleri ve önderleridir. "Çünkü onların yeminleri yoktur": Yani onların gerçek antlaşmaları yoktur. Bu, hemzenin fethi ile eymane okuyanlara göredir ki, bunlar da çoğunluktur. İbn Âmir de kesr ile: "Lâ imane lehüm” okumuştur. Bunun da iki gerekçesi vardır ki, onları Zeccâc dile getirmiştir: Birincisi: Onları küfür ve imansızlıkla nitelemiştir. İkincisi: Onlar için aman yoktur. Amentuhu imanen denir, mana da: Andaşmayı bozmakla sizin amanınız geçersiz oldu, demektir. "Belki vazgeçerler": Bunda da iki görüş vardır: Birincisi: Şirkten vazgeçerler. İkincisi: Antlaşmaları bozmaktan vazgeçerler. "Lealle": Bunda da iki görüş vardır: Birincisi: O reca (umut) manasınadır, anlamı da: Onların vazgeçmeleri umulur, demektir. Bu da Zeccâc’ın görüşüdür. İkincisi: O (key = için) manasınadır, bunu da Ebû Süleyman Dımeşki, demiştir. |
﴾ 12 ﴿