57Eğer bir sığınak yahut mağaralar veyahut sokulacak bir yer bulsalar, elbette koşarak yüzlerini oraya çevirirlerdi. Melce’: Zeccâc şöyle demiştir: Melce’ ve lece’ medsiz ve hemze ile: Korunak demektir. Mağaralar ise: İnsanın gizlendiği kovuklardır. Said b. Cübeyr ile İbn Ebi Able, mimin zammesiyle: "Ev muğaratin” okumuşlardır. Çünkü Ağartü ve ğurtü denir ki: Derin yere girmektir. Müddehal’in aslı: Müdtehal’dir, ancak te dal olmuştur, çünkü te fısıltılı, dal da açık okunan harflerdendir. Te ile dal aynı yerden çıkar; böylece kelâm bir açıdan daha hafif olur. Übey, Ebû’l - Mütevekkil ve Ebû’l - Cevza, mimin ref’i, meftuh te ve dal ile hı da şeddeli olarak: "Ev mütedehhalen” okumuşlardır. İbn Mes’ûd ile Ebû İmran da mazmum mimden sonra nun ile: "Mündehalen” okumuşlardır. Hasen, İbn Yamur ve Ya’kûb da, mimin fethi, dal şeddesiz ve sakin olarak: "Medhalen” okumuşlardır. Zeccâc da şöyle demiştir: Kim medhal okursa, dahale yedhulu medhalen’den getirmiş olur, kim de "müdhalen” derse, edhaltuhu müdhalen’den getirmiş olur. Şair de şöyle demiştir: Sabah akşam Allah’a hamd ederiz, Rabbim bizi hayırla sabaha ve akşama çıkardı (mümsa ve musbah). Müddehal ve müdhal’ın manası şöyledir: Keşke aralarına sokulacak bir topluluk bulsalardı, "levellev ileyhi": Bu şeylerden birine yönelirlerdi. "Ve hüm yecmehun": öyle bir koşarlardı ki, hiçbir şey onların yüzlerini çeviremezdi. Âyette geçen cemaha, ki, tamaha da aynıdır, bir şeye doğru hızla koşup hiçbir şey onu çevirmemektir. Gemin zaptedemediği ata da bundan dolayı feresün cemuhun, denir. |
﴾ 57 ﴿