58Onlardan kimi sadakalar hususunda seni ayıplar; eğer onlardan kendilerine verilirse, hoşlanır; eğer onlardan kendilerine verilmezse, hemen kızarlar. "Onlardan kimi sadakalar hususunda seni ayıplar": Kimler hakkında indiğinde iki görüş vardır: Birincisi: O (ayıplayan) Zülhuvaysıra et - Temimi’dir. Bir gün Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e: Adil ol, ya Resûlallah, dedi. Bu âyet bunun üzerine indi. Buna Ebû’l - Havasır, İbn Zil Huvaysıra da, denilmiştir. İkincisi: Salebe b. Hatıb’tır: Muhammed ancak istediğine verir derdi; âyet bunun üzerine indi. İbn Kuteybe şöyle demiştir: "Yelmizüke": Seni ayıplar ve sana dil uzatır, demektir. Hemeztü fülanen ve lemeztuhu denir ki, birini gıybet edip ayıplamaktır. Çoğunluk mimin kesri ile "yelmizüke” okur, Ya’kûb , Nazif de Kunbul’dan, Eban da Âsım’dan, Kazzaz da Abdülvaris’ten hepsinde mimin zammesiyle: "Yelmuzune” (Tevbe: 79), "yelmüzüke” ve "vela telmuzu” (Hucurat: 11) okumuşlardır. İbn Semeyfa’ da yufailüke vezninde "yülamizüke” okumuştur. Bunu da Hammad b. Seleme, İbn Kesir’den rivayet etmiştir. Ebû Ali el - Farisi de: Burada faaltü vezni müşareket için olmamalıdır demiştir, meselâ taraktunna’le ve âfahullah örneklerinde olduğu gibi. Çünkü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem böyle bir şey yapmaz. A’meş ise, mimin şeddesi ve elifsiz olarak yufa’ilüke vezninde "yülemmizüke” okumuştur. Zeccâc şöyle demiştir: Lemeztürrecüle elmizuhu ve elmuzuhu denir ki, birini ayıplamak manasınadır. Hemeztuhu ehmizuhu da aynı manayadır. Şair de şöyle demiştir: Seninle karşılaştığım zaman bana sırıtıyor (gülümsüyor)sun, Gözden kaybolduğum zaman da beni kötülüyorsun. |
﴾ 58 ﴿