72Allah mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara içlerinde ebedi kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetinde güzel meskenler va’detmiştir. Allah’ın rızası ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş budur. "Adn cennetlerinde": Ebû Ubeyde: Huld (ölümsüzlük) cennetlerinde demiştir. Adene fülanün biardı keza denir ki, bir yerde ikamet etmektir. Maden de oradan gelir; vehüve fi madeni sıdk, onun kökü sağlam, aslı temiz demektir. Şair A’şa da şöyle demiştir: Eğer onun hilmine sığınırsanız, Sağlam ve ağırbaşlı birine sığınmış olursunuz (adn). Yani dengeli, hafif olmayan, oturaklı birine demektir. İbn Abbâs da şöyle demiştir: Adn cennetleri, cennetin ortasıdır, o da cennette en yüksek derecedir. O aziz ve celil olan Rahman’ın yurdudur. Arş onun tavanıdır. Allah onu eliyle yaratmıştır. Tesnim ırmağı onun içindedir. Cennetler dışarıdan onu kuşatmıştır. "Allah’ın rızası ise en büyüktür": İbn Abbâs: Tarif edilemeyecek kadar büyüktür, demiştir. Zeccâc da: İçinde bulundukları nimetlerin en büyüğüdür, demiştir. Eğer: "Rıza neden nimetlerin en büyüğü oldu?” denilirse, buna iki türlü cevap verilir: Birincisi: Rabbin razı olmasıyla kalbin sevinmesi, kalbe özgü bir nimettir. Bu da yeme ve içme nimetinden daha büyüktür. Ebû Said el - Hudri’den rivayet edilen hadiste Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir: Aziz ve celil olan Allah cennet halkına: "Ey cennet halkı, razı oldunuz mu?” der. Onlar da: Ey Rabbimiz, niye razı olmayalım ki, bize yarattıklarına vermediğin şeyleri verdin, derler. O da: "Size bundan daha faziletlisini vereyim mi?” der. Onlar da: "Bundan daha faziletlisi var mıdır?” derler. O da: Evet, sizden razı olacağım ve size bir daha kızmayacağım, der. İkincisi: Nimeti kazandıran rızadır, nimet ise rızanın sonucudur. Binaenaleyh aslolan odur. |
﴾ 72 ﴿