74(O kötü sözü) demediklerine dair yemin ederler. Yemin olsun ki, o küfr kelimesini demişlerdir. İslâmlarından sonra kâfir oldular. Elde edemedikleri şeye yeltendiler. Onlardan (mü'minlerden) hoşlanmamaları sırf Allah ve Resul’ünün kendilerini (münafıkları) lütfü ile zengin etmelerindendir. Eğer Tevbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur. Eğer yüz çevirirlerse, Allah onlara dünya ve ahirette acıklı bir azap ile azap eder. Yeryüzünde onlar için de ne bir dost ne de bir yardımcı yoktur. "Demediklerine dair yemin ederler": İniş sebebi için üç görüş vardır: Birincisi: Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem münafıkları zikredip onları ayıpladı; Cülas b. Süveyd: Eğer kardeşlerimizin dedikleri doğru ise, biz muhakkak eşekten daha kötüyüz, dedi. Amir b. Kays de: Allah’a yemin ederim ki, o doğrudur ve siz eşekten daha kötüsünüz, dedi ve bunu Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’e haber verdi. Cülas da gelip: Ben bir şey söylemedim, dedi. Minberin yanında yemin ettiler; bunun üzerine bu âyet indi. Bunu Ebû Salih, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir. Hasen, Mücâhid ve İbn Sîrin de böyle demişlerdir. İkincisi: Abdullah b. Übey: Allah’a yemin ederim ki, eğer Medine’ye dönersek şerefliler şerefsizleri oradan çıkaracaktır, dedi. Bunu da Müslümanlardan biri duydu; Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’e haber verdi; o da onu çağırttı, o da demediğine dair yemin etmeye başladı. Bunun üzerine bu âyet indi. Bunu da Katâde, demiştir. Üçüncüsü: Münafıklar yalnız kaldıklarında Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem ile ashabına söver, dine dil uzatırlardı. Huzeyfe de bunların bir kısmını Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’e götürdü; onlar da bir şey demediklerine dair yemin ettiler; işte âyet bunun üzerine indi. Bunu da Dahhâk, demiştir. Küfr kelimesi; Resûlüllah sallallahu aleyhi ye sellem’e sövmeleri ve dine dil uzatmalarıdır. "Elde edemedikleri şeye yeltendiler": Bu hususta da dört görüş vardır: Birincisi: O, Übey’in: Eğer Medine’ye dönersek şöyle yaparız, demesi üzerine indi. Bunu da Ebû Salih, İbn Abbâs’tan rivayet etmiş ve Katâde de böyle demiştir. İkincisi: Bu, onlar Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’i öldürmeyi kurdukları zaman indi. Bunu da Mücâhid, İbn Abbâs’tan demiştir. Bunu kuran kişi de Esved adında biridir. Mukâtil de: Onların on beş kişi olduklarını, Akabe biatinde onu öldürmeyi planladıklarını söylemiştir. Üçüncüsü: Bir münafık: Eğer Muhammed’in dediği doğru ise biz eşekten daha kötüyüz, dediği zaman, mü’minlerden biri: Siz gerçekten eşekten daha kötüsünüz, deyince, münafık onu öldürmeye kastetti. İşte: "Elde edemedikleri şeye yeltendiler” kavli budur. Bu da Mücâhid’in görüşüdür. Dördüncüsü: Onlar Tebuk gazasında: Medine’ye vardığımız zaman Abdullah b. Übey’in başına bir taç geçirir ve onunla Muhammed’e karşı övünürüz, dediler. Yeltendikleri şeyi elde edemediler. "Onlardan hoşlanmamaları sırf Allah ve Resul’ünün onları zengin etmelerindedir": İbn Kuteybe şöyle demiştir: Hoşlanmayacakları bir şey yoktu, Allah’ın ikramından başka bir şey de bilmiyorlardı. Şairin şu sözü de öyledir: Halkın Ümeyye oğullarından hoşlanmamaları, Sırf onların kızdıkları zaman cahillik etmemelerinden başka bir şey değildir. Onlar Kralların ulularıdır, Araplar da onlardan başkasının üzerinde birlik olmazlar. Bu da kızılacak ve hoşlanmayacak bir şey değildir. İnsanlar onlardan hoşlanmayacak bir şey bulamazlar demek istemiştir. Şair Nabiğa’nın şu sözü de böyledir: Onların kusurları yoktur ancak kılıçları, Düşmanları kırmaktan dolayı körelmiştir. Yani onlarada kusur yoktur, demek istemiştir. İbn Abbâs da şöyle demiştir: Onlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Medine’ye gelmeden önce geçim sıkıntısı çekerlerdi; o gelince ganimet elde ettiler ve malları oldu. Buna göre kelâm geneldir. Katâde ise: Bu Abdullah b. Übey hakkında inmiştir, demiştir. Urve de şöyle demiştir: O, Cülas b. Süveyd’dir, bir adamı öldürüldü, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem diyetinin verilmesini buyurdu; böylece zengin oldu. "Eğer Tevbe ederlerse, kendileri için hayırlı olur” âyeti inince Cülas: Ben Allah’a Tevbe ediyorum, dedi. "Eğer yüz çevirilerse": Yani imandan yan çizerlerse, demektir. İbn Abbâs: Abdullah b. Übey yan çizdiği gibi, demiştir. "Allah onlara dünyada acıklı bir azap ile azap eder": öldürülmekle, ahirette de ateşle. |
﴾ 74 ﴿