113Peygamber ve iman edenler için, müşriklerin, cehennem yaranı oldukları kendilerine belli olduktan sonra, akraba da olsalar, onlar için istiğfar etmeleri yoktur. "Peygamber ve iman edenler için, müşriklere istiğfar etmeleri yoktur": İniş sebebi hakkında dört görüş vardır: Birincisi: Ebû Talib öleceği zaman Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem onun yanına girdi, orada Ebû Cehil ile Abdullah b. Ebi Ümeyye vardı. Amca, Lailâhe illallah, de Allah katında seni müdafaa edeyim, dedi. Ebû Cehil ile İbn Ebi Ümeyye: "Ey Ebû Talib, Abdülmuttalib’in dininden yüz mü çeviriyorsun?” dediler. Onunla durmadan konuştular, sonunda o: Ben Abdülmuttalib’in dini üzerindeyim, dedi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de: "Yasaklanmadığım sürece senin için istiğfar edeceğim, dedi. Bunun üzerine bu âyet ile: "Şüphesiz sen istediğini hidayete erdiremezsin” (Kasas: 56) âyeti indi. Bunu Buhârî ile Müslim, Sahih’lerinde rivayet etmişledir. Hadisi Said b. Müseyyeb , babasından nakletmiştir. Şöyle de denilmiştir: Ebû Talib ölünce Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ona istiğfar etmeye başladı, Müslümanlar da: Biz niçin babalarımıza ve akrabalarımıza istiğfar etmeyelim; İbrahim de babasına istiğfar etti, işte Muhammed de amcasına istiğfar ediyor, dediler ve müşrikler için istiğfar ettiler. Bunun üzerine bu âyet indi. Ebû’l - Hüseyn b. el - Münadi şöyle demiştir: Bu doğru değildir, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sadece ölmeden önce amcası için: Yasaklanmadığım sürece senin için istiğfar edeceğim, dedi. Zaten siyak ve sibak da bunu göstermektedir. Ölümünden sonra istiğfar etmesi ise böyle bir şey yoktur. Raviler bunu ters anladılar, bu da devam edip gitti. İkincisi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem annesi Amine’nin kabrine uğradı, abdest alıp iki rekat namaz kıldı, sonra da ağladı; onun ağlamasıyla insanlar da ağladılar. Sonra yanlarına geldi, onlar da: "Niçin ağladın?” dediler. Kendisi de: Annemin kabrine uğradım, iki rekat namaz kıldım, sonra ona istiğfar etmem için Rabbimden izin istedim, bundan da men edildim. İşte ona ağladım. Sonra dönüp iki rekat namaz kıldım, ona istiğfar etmek için Rabbimden izin istedim, yine men edildim, bu da beni ağlattı, dedi. Sonra da bineğini istedi, ona bindi. Az gitmişti ki, vahyin ağırlığından deve durdu; bu ve bundan sonraki âyet indi. Bunu da Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem'den Büreyde rivayet etmiştir. Üçüncüsü: Bir adam müşrik olan ebeveynine istiğfar etti, Ali b. Ebû Talib ona: "O müşriklere mi istiğfar ediyorsun?” dedi. O da: "İbrahim, babasına istiğfar etmedi mi?” dedi. Ali de bunu Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e anlattı, bunun üzerine bu âyet indi. Bunu da Halil, Hazret-i Ali radıyallahu anh’ten rivayet etmiştir. Dördüncüsü: Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabından birkaç kişi: "Ey Allah’ın Nebisi, babalarımız güzel komşuluk eder, akrabalarına bakar, esirleri salıverir ve sorumluluklarını yerine getirirlerdi; onlar için istiğfar edelim mi?” dediler. O da: Evet, Allah’a yemin ederim ki, ben de İbrahim’in babasına istiğfar ettiği gibi babama istiğfar edeceğim, dedi. Bunun üzerine bu âyet indi ve İbrahim’in mazeretini beyan etti. Bunu da Katâde, demiştir. "Onların cehennemlik oldukları belli olduktan sonra": Yani kâfir olarak öldükleri belli olduktan sonra demektir. |
﴾ 113 ﴿