117Şüphesiz Allah; Peygambere ve içlerinden birtakımının neredeyse kalplerinin eğrilmesinden sonra zorluk saatinde ona tabi olan muhacirlerle ensara da Tevbe bahş etti. Sonra da Tevbelerini kabul etti. Çünkü O, çok şefkatli, çok merhametlidir. "Allah Peygamberin Tevbesini kabul etti": Müfessirler şöyle demişlerdir: Münafıklara savaşa katılmamaları için izin verdiği için Tevbesini kabul etti. Maani ehli Âlimler de: Bu söze giriştir, demişlerdir, şöyle ki, Tevbe edenlerin Tevbesine o sebep olduğu için zikredilmiştir (yoksa günah işlediği için değil. Mütercim); meselâ "feenne lillahi humusehu” (Enfal: 41) âyeti böyledir. "Onlar ki, ona zorluk saatinde tabi oldular": Zeccâc şöyle demiştir: Onlar Peygambere Tebuk gazasında tabi olanlardır. Zorluk saatinden maksat, zorluk zamanıdır, çünkü saat, zamana denir. Bu da çok sıcak bir vakitte idi, insanlar çok darlıkta idiler. Bir deveye nöbetleşe biniyorlardı. Fakirlik diz boyu idi. Bazen bir hurmayı iki kişi bölüşüyorlardı. Bazen de üzerine su içmek için bir hurmayı bir bölük somuruyordu. Zaman olurdu develeri keser, işkembesindeki suyu içerlerdi. Ömer b. Hattab’a: Bize o zorluk anını anlat, dediler, o da şöyle dedi: Tebuk’e çok sıcak bir mevsimde çıktık, bir yere konakladık, o kadar susadık ki, boyunlarımızın kopacağını zannettik, öyleki bir adam su aramak için giderdi, bulamadan döner, boynunun kopacağını zannederdi. Bazen bir adam devesini keser, fışkısını sıkar suyunu içerdi. Kalanı da ciğerinin üzerine koyardı. Bunun üzerine Ebû Bekir: Ya Resûlallah, Allah senin hayır duanı geri çevirmez, bize dua et, dedi. O da: "Bunu istiyor musun?” dedi. O da: Evet, deyince, ellerini kaldırdı, henüz indirmeden bulutlar göründü. Kaplarını doldurdular. Sonra bakmak üzere gittik, yağmurun askeri geçmediğini gördük. "Min badi ma kâde yeziğu kulubi ferikin minhüm": Hamze, Hafs da Âsım’dan rivayet ederek ye ile "kâde yeziğu” okumuşlardır. Diğerleri de te ile (teziğu) okumuşlardır. Kelâmın manasında da üç görüş vardır: Birincisi: Kalpleri savaşa katılmamaya meyletti. Bunlar Müslümanlardan bazı kimseler idiler, akıllarından bunu geçirdiler. Sonra da Peygambere yetiştiler. Bunu da Ebû Salih, İbn Abbâs’tan, demiştir. İkincisi: Karşılaştıkları şiddetten dolayı kalplerinden yoldan dönme geçti, fakat imandan kaymadı. Bunu da Zeccâc, demiştir. Üçüncüsü: Şiddet ve zorluktan dolayı kalpler neredeyse telef olup kayacaktı. Bunu da Maverdi zikretmiştir. "Sonra Tevbelerini kabul etti": Tevbeyi tekrar etti, çünkü âyetin başında günahları zikredilmedi. Bir lütuf olarak önce Tevbeyi zikretti, ardından da günahlarını dile getirdi, daha sonra da Tevbeyi tekrar etti. |
﴾ 117 ﴿