122

Mü’minlerin topyekûn savaşa çıkmaları (doğru) olmaz. Her kabileden bir grup; dinde ilim öğrenmek ve kavimlerine döndükleri zaman belki (yanlışlıklardan) kaçınırlar diye onları uyarmak için (evet o grup) çıkmalı değil miydi?

"Mü’minlerin topyekûn savaşa çıkmaları (doğru) olmaz":

İniş sebebi için dört görüş vardır:

Birincisi: Allahü teâlâ Tebuk gazasında münafıkların ayıplarını açıklayınca mü'minler: Allah’a yemin ederiz ki, ne Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’in yaptığı gazadan ne de askeri birlikten asla geri kalmayacağız, dediler. Tebuk’ten sonra birlikler gönderilince müslümanların hepsi seferber oldu, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’i tek başına bıraktılar. Bunun üzerine bu âyet indi. Bunu Ebû Salih, İbn Abbâs’tan, demiştir.

İkincisi: Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem, Mudar kabilesine beddua edince yurtlarında kıtlık oldu, kabileler zorluktan dolayı Medine’ye gelmeye başladı, yalandan Müslüman oluyorlardı; Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabını sıkıştırdılar; bunun üzerine bu âyet indi. Bunu da Ebû Talha, İbn Abbâs’tan rivayet etmiştir.

Üçüncüsü: Bazı kimseler Müslüman olup kavimlerine dini öğretmek için çöle çıktılar; bunun üzerine:

"Eğer seferber olmazsanız Allah size azap eder” (Tevbe: 39) âyeti indi. Münafıklardan bazı kimseler de: Çöl halkından seferber olmayanlar yandı, dediler. Bunun üzerine bu âyet indi. Bunu da İkrime, demiştir.

Dördüncüsü: Bazı insanlar halkı eğitmek ve onlara doğru yolu göstermek için çöllere çıkülar; odun toplayıp istifade ediyorlardı. İnsanlar onlara: Bakıyoruz da arkadaşlarınızı bırakıp bize geldiniz, dediler; bunun üzerine çöldekilerin hepsi şehre geldi, âyet de bunun üzerine indi. Bunu da Mücâhid, demiştir.

Zeccâc şöyle demiştir: Âyetin lâfzı haber şeklinde ise de manası emirdir, meselâ şu âyet gibi: "Peygamberin ve mü’minlerin müşriklere istiğfar etmeleri olmaz". (Tevbe: 113)

Mana şöyledir: Uygun olan, bir kısmının orduya katılması, bir kısmının ise geride kalmasıdır.

Ferrâ’ da şöyle demiştir: Fenin kesresi ve zammesi ile yenfirü ve yenfürü, ikisi de lügattir.

Müfessirler bu gidiş hakkında da iki görüş belirterek ihtilaf etmişlerdir:

Birincisi: Bu, düşmana gitmektir,

Mana da şöyledir: Onların topyekûn savaşa gitmeleri doğru değildir, bilakis bir grup gidecek, bir grup da Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile beraber kalacaktır.

"Din ilmi öğrenmeleri için": Yani oturan grubun öğrenmeleri için. Kendilerinden sonra Kur’ân inmiş veya bir durum değişmişse, gelenlere bunu öğretir ve onları uyarırlar. Bu mana İbn Abbâs’tan rivayet edilmiştir.

İkincisi: Bu, Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’e gitmektir, hepsinin ona gelmesi uygun değildir, bilakis içlerinden bir grup din ilmi öğrenmek için ona gider, geride kalan kavimlerini uyarırlar. Bu da Hasen Basri’nin görüşüdür ki, âyetin dış manasına daha uygundur. Birinci görüşe göre bu grubun gidişi bir gazaya çıktığı zaman Resûlüllah sallallahu aleyhi ve sellem’e veya gönderdiği birlikleredir. İkinci görüşe göre de o grubun gidişi bilgi öğrenmek için Resûlüllah’adır.

122 ﴿