123Ey o iman eden kimseler, yakınınızdaki kâfirlerle savaşm ve sizde bir sertlik bulsunlar (görsünler). Bilin ki, şüphesiz Allah müttakilerle beraberdir. "Yakınınızdaki kâfirlerle savaşın": Genel olarak kâfirlerle savaşı emrediyor, en yakından başlanarak savaşa devam edilir. Yakındakilerden kimlerin murat edildiğine dair beş görüş vardır: Birincisi: Onlar Rumlardır, bunu da İbn Ömer, demiştir. İkincisi: Kurayza, Nadiyr, Hayber ve Fedek Yahudileridir. Bunu da İbn Abbâs, demiştir. Üçüncüsü: Deylem'dir, bunu da Hasen, demiştir. Dördüncüsü: Araplardır, bunu da İbn Zeyd, demiştir. Beşincisi: O en yakından uzağa doğru olanlarla savaşmak için genel bir hükümdür, bunu da Katâde, demiştir. Zeccâc şöyle demiştir: Bu âyette her sınır halkının yakınlarındakilerle savaşmasına delil vardır. Şöyle de demiştir: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem daha çok korkutmak için yakmdakileri atlardı. Yakındaki ile savaşması emredilmesi sünnet olması içindir. Sertlik manasına gelen gılzat kelimesinde üç lügat vardır: Ğaynmın kesresi ile gılzatür ki, çoğunluk böyle okumuştur; ğaynın fethası ile galzattır ki, bunu da Cebele, Âsım’dan rivayet etmiştir. Gaynın zammesi ile gulzattır ki, bunu da Mufaddal, Âsım’dan rivayet etmiştir. Şu kelimeler de böyledir: Cizvet, cezvet, cüzvet; vicnet, vecnet, vücnet; riğvet, rağver, ruğvet; ribvet, rebvet, rübvet; kısvet, kasvet, kusvet; ilvet, elvet, ülvet (yeminde kullanılır); licbet, lecbet ve lücbet (bu da sütü çekilen koyunda kullanılır). İbn Abbâs da: Gılzat, şecaat ve yiğitliktir, demiştir. Mücâhid de. Şiddettir, demiştir. |
﴾ 123 ﴿