28O gün onların hepsini toplarız, sonra da şirk koşanlara: "Siz ve ortaklarınız yerinizden ayrılmayın” deriz. Böylece aralarını ayırdık. Ortakları: "Siz, bize ibadet etmiyordunuz” derler. "O gün onların hepsini toplarız": İbn Abbâs şöyle demiştir: Kâfirlerle ilâhları toplanır. "Sonra şirk koşanlara: "Siz ve ortaklarınız yerinizden ayrılmayın” deriz": Ortaklarınız: İlâhlarınız, demektir. Zeccâc şöyle demiştir: "Mekâneküm” hal olarak mensubtur, sanki onlara şöyle denilmiştir: întezıru mekâneküm hatta nefsıle beyneküm (aranızda karar verinceye kadar yerinizden ayrılmayın). Araplar tehdit mahiyetinde: Mekâneke, derler ki, yerinde bekle, demektir. Bu tehdit tarzında söylenen bir kelimedir. "Fezeyyelna beynehüm": İbn Ebi Able, elifle: "Fezâyelna” okumuştur. İbn Abbâs da: Onlarla ilâhlarının arasını açtık, demiştir. İbn Kuteybe de şöyle demiştir: O, zale yezulu ve zeltuhu'dan gelir (yerinden kaydırmaktır). İbn Cerir de şöyle demiştir: "Fezeyyelna” deyip de "fezilna” demesi, fiili tekrar etmek ve çoğaltmak içindir. Eğer: "Onlar nasıl ayrılabilirler ki, onlar da ateşin içindedir; çünkü "şüphesiz siz de Allah’tan başka ibadet ettikleriniz de cehennem odunusunuz” (Enbiya: 98) denilmiştir?” denilirse. Cevabı şöyledir: Ayrılık her tapılanın tapandan elini çekmesiyledir. Bu da: "Ortakları dedi ki,” kavli ile ifade edilmiştir. İbn Abbâs şöyle demiştir: Ortakları ilâhlarıdır. Allah putları konuşturur. Putlar: "Siz bize ibadet etmiyordunuz” der: Yani bize taptığınızı bilmiyorduk, çünkü bizim ruhumuz yoktu, derler. Tapanlar da: Hayır, biz size taptık, derler. İlâhlar da: |
﴾ 28 ﴿