30

Orada her nefis önceden yaptığı şeyin imtihanını verir. Mevlaları olan Allah’a döndürüldüler. Uydurdukları şeyler de onlardan kayboldu.

"Hunalike teblu": İbn Kesir, Nâfi, Ebû Amr, Âsım ve İbn Âmir, be ile:

"Teblu” okumuşlardır. Hamze, Kisâi, Halef ve Zeyd b. Ya’kûb da te ile:

"Tetlu” okumuşlardır.

Zeccâc şöyle demiştir:

"Hunalike": Zarftır, mana da: O vakitte imtihan verir, demektir. O, teblu ile mensubtur, ancak zarf-ı lağvdir. Lâm da fazladır, aslı: Hunake'dir, Lâm kendisi sakin, elif de sakin olduğu için ictima-i sakineynden dolayı meksur kılınmıştır. Kâf da hitap içindir.

"Teblu": Dener, yani bilir demektir. Kim iki te ile

"tetlu” okursa, Ahfeş ve diğerleri onu tilavetten gelmekle tefsir etmişlerdir ki, okumak manasınadır. Yine onu: Her nefis önceden yaptığı ameli takip eder diye de yorumlamışlardır: Şair de o kelimeyi aynı manaya kullanmıştır:

Kovam o kadar dolu idi ki, beni kuyuya çekiyordu.

Yani ardına düşmemi istiyordu, demektir.

"Döndürüldüler": Yani ahirette,

"gerçek Mevlaları olan Allah’a": O ki, onların gerçek durumlarına hakimdir, O’na ortak koştuklan şeyler ise öyle değildirler.

"Onlardan kayboldu": Yani zail ve bâtıll oldu,

"uydurdukları": İlâhları yok olup gitti.

30 ﴿