35

De ki:

"Ortaklarınızdan hakka ileten var mı? De ki:

"Hakka Allah iletir. Hakka ileten kimse mi uyulmaya daha layıktır yoksa doğru yola götürülmedikçe doğru yolu bulamayan mı? Size ne oluyor? Nasıl karar veriyorsunuz?

"Emmen lâ yehiddi":

İbn Kesir, İbn Âmir, Verş de Nâfi’den, yenin ve henin fethi ve şeddeli dal ile:

"Yaheddi” okumuşlardır.

Zeccâc şöyle demiştir: Aslı: Yehtedi’dir; te dala idgam edildi, fethası heye atıldı. Nâfi de Verş kıraati dışında ve Ebû Amr, yenin fethi, henin sükunu ve daim şeddesiyle:

"Yehddi” okumuşlardır. Ancak Ebû Amr heye biraz fetha koklatırdı. Elamze ile Kisâi de, yenin fethi, henin sükunu ve şeddesiz dal ile:

"Yehdi” okumuşlardır.

Ebû Ali de mana şöyledir demiştir: Kendisi hidayete erdirilmedikçe başkasını hidayet edemez. Eğer sağır hidayet edilse doğru yolu bulamaz. Ancak onları akıllı yerine koydukları için öyle muamele edilmiştir. Yahya b. Âdem de Ebû Bekir, o da Âsım'dan rivayet ederek, yenin ve henin kesresi ve dalın şeddesi ile:

"Yihiddi” rivayet etmiştir. Eban ile Cebele, Mufaddal ile Abdülvaris’ten böyle rivayet etmişlerdir.

Zeccâc şöyle demiştir: Arka arkaya iki kesre getirmişlerdir ki, bu, yenin kesresinden dolayı adi bir lügattir. Hafs, Âsım’dan, Kisâi de Ebû Bekir’den onun, yenin fethası, henin kesresi ve dalın şeddesiyle:

"Yehiddi” okuduğunu rivayet etmişlerdir.

Zeccâc: Bu kalitede henin fethalısı gibidir, ancak iki sakin bir araya geldiği için he meksur kılınmıştır, demiştir. İbn Semeyfa’ da, te ziyadesiyle:

"Yehtedi” okumuştur.

"Doğru yolu bulamaz olan mı?"dan maksat, sağırdır.

"Meğer ki, hidayet edile": Kavlinin zahiri de putların hidayet edildiği takdirde hidayete ereceğini göstermektedir, hâlbuki öyle değildir, çünkü onlar taştır, doğru yolu bulamaz. Fakat onları ilâh edindikleri için onlardan akıllı gibi bahsedilmiş ve gerçekte öyle olmasa da akıllı gibi nitelenmiştir. Bu manadan dolayıdır ki, onların sıfatında:

"Emmen” demiştir; çünkü onları akıllı gibi kabul etmiştir. Onlara esas konumlarındaki hakkını verince de:

"Ya ebeti lime tabudu malayesmau” (Meryem: 42) demiştir (akılsıza hitaben ma kullanmıştır. Mütercim).

Ferrâ’ da şöyle demiştir:

"Emmen layehiddi": Yerinden değiştirilmedikçe kımıldamayan şeylere mi tapıyorsunuz? Bazıları bunu onların başkan ve saptırıcılarına sarf etmişlerse de birincisi daha doğrudur (o zaman akıllı olur ve kullanılan edatlar da yerinde olur. Mütercim).

"Size ne oluyor?":

Zeccâc: Bu, tam cümledir, demiştir. Sanki onlara: "Putlara tapmada neyiniz var?” denilmiştir. Sonra da onlara:

"Nasıl karar veriyorsunuz?” demiştir: Yani "neye göre hüküm veriyorsunuz?” demektir.

İbn Abbâs da: "Kendi nefisleriniz için nasıl hüküm veriyorsunuz?” demiştir.

Mukâtil de: "Nasıl haksız karar veriyorsunuz?” demiştir.

35 ﴿