37Bu Kur’ân, Allah’tan başka biri tarafından uydurulacak bir şey değildir. Ancak o, önündekinin tasdiki ve o kitabın açıklamasıdır. Onda şüphe yoktur. Âlemlerin Rabb’indendir. "Bu Kur’ân, Allah’tan başka biri tarafından uydurulacak bir şey değildir": Zeccâc şöyle demiştir: Bu, onların "bundan başka bir Kur’ân getir yahut onu değiştir” (Yûnus: 15) ve "Onu kendisi uydurdu” (Furkan: 4) sözlerinin cevabıdır. Ferrâ’ da şöyle demiştir: Âyetin manası şudur: Bu Kur’ân’a Allah’tan başkası tarafından uydurulmuş olması yaraşmaz. "En” edatı yaraşmak manasına gelmiştir. İbn Enbari de şöyle demiştir: En yüftera’nın müevvel masdar olması da câizdir ki, o zaman mana: Bu Kur’ân, uydurma değildir, olur. "Kâne"nin tamme olması da câizdir ki, o zaman mana: Ma nezelel Kur’ânu ve ma zahara hazel Kur’ânu ben yüftera ve bien yüftera (bu Kur’ân uydurulmak için meydana çıkmadı) olur. "En” de Ferrâ’'nın görüşüne göre harfi çerin olmaması ile Kisâi’nin görüşüne göre de harfi çerin gizlenmesiyle mahallen mecrur olur. İbn Kuteybe de şöyle demiştir: "Uydurulmanın” manası, Allah’tan başkasına nispet edilip tasarlanmasıdır. "Ancak o, önündekinin tasdikidir": Bunda da üç görüş vardır: Birincisi: O, önceki kitapların tasdikidir. Bunu da İbn Abbâs, demiştir. Buna göre "ellezi” demesi, vahyi kastetmiş olmasındandır. İkincisi: Önündeki dirilme ve mahşere sürülmenin tasdikidir. Bunu da Zeccâc, demiştir. Üçüncüsü: Kur’ân'ın önündeki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in tasdikidir. Çünkü onlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'i Kur’ân’ı işitmelerinden önce de görmüşlerdi. Bunu da İbn Enbari zikretmiştir. "Kitabın açıklamasıdır": Yani Allah’ın Muhammed ümmetine içinde farzları yazdığı kitabın izahıdır. |
﴾ 37 ﴿