50De ki: "Bana söyleyin; eğer size O’nun azabı geceleyin yahut gündüzün gelirse, günahkarlar bundan ne acele ediyor? "De ki: Ben nefsim için bir zarara sahip değilim...” Bu iki âyetin tefsiri A’raf suresi: 34 ve 188 âyetlerinde zikredilmiştir. "în etaküm azabuhu beyaten": Zeccâc şöyle demiştir: Beyat: Gece meydana gelen her şeydir (ekmek ve yemek bayatlamak deyimini hatırlayın. Mütercim). "Maza": Bu iki açıdan mahallen merfudur: Birincisi: "Za"nın ellezi manasına olmasıdır ki, Mana da şöyle olur: Günahkarların acele istedikleri şey nedir? "Maza"nın bir isim olması da câizdir, Mana da şöyle olur: Günahkarlar hangi şeyi acele ile istiyorlar? "Minhu"deki hu zamiri azaba râcîdir. Allahü teâlâ’ya râci olması da câizdir, o zaman mana şöyle olur: Günahkarlar Allahü teâlâ’dan acele ile hangi şeyi istiyorlar? En iyisi azaba râci olmasıdır, çünkü: "O meydana geldikten sonra mı iman ettiniz” denilmiştir. Bazı müfessirler de: Günahkarlardan maksat, müşriklerdir, demişlerdir. Onlar: Biz azabı inkâr eder ve onu acele ile isteriz; sonra da meydana gelince ona iman ederiz, derlerdi. |
﴾ 50 ﴿