45O ikisinden kurtulan dedi ve bir zaman sonra hatırladı: "Ben size onun yorumunu / tabirini bildireceğim; beni hemen gönderin". "O ikisinden kurtulan dedi": Yani o ki, gençten öldürülmekten kurutulan dedi ki, o da sakidir, "veddekere": Yani Yûsuf’un durumunu ve tavsiye ettiği şeyi hatırladı. Zeccâc şöyle demiştir: İddekere’nin aslı: İztekere’dir. Fakat te dalla değiştirilmiş ve dal da dala idgam edilmiştir. Hasen de şeddeli zal ile: "Vezzekere” okumuştur. "Ba’de ümmetin” ise: Bir zaman sonra, demektir. O da Yûsuf’un ondan sonra zindanda geçirdiği süredir. Bunun açıklaması da yukarıda geçmiştir. İbn Abbâs ile Hasen, "ba’de emetin” okumuşlardır ki, unuttuktan sonra, demektir. Eğer: Bu, "şeytan ona Rabbisinin zikrini unuturdu” kavlinde unutanın saki olduğunu gösterir, şunda şüphe yoktur ki, kim: Unutan Yûsuf idi, derse, saki unutmamış olur?” derse. Cevap şöyledir: Kim: Unutan Yûsuf derse, "vezzekere"nin manası, zekere olur. Nitekim Araplar: Halebe manasında, ihtelebe (süt sağdı), ğada manasında iğteda derler. O zaman daha önce unutma olayının geçmesi söz konusu olmaz. Ebû Salih de İbn Abbâs’tan şöyle dediğini rivayet etmiştir: Sakinin Yûsuf’un haberini krala zikretmeyip de ta kralın rüyasını tabir ettirme ihtiyacı duyuncaya kadar bekletmesinin sebebi, Yûsuf’tan bahs etmesinin kendini hapse attıran suçu hatırlatma korkusudur. Bu, İbn Enbari'nin verdiği cevaptır. "Ben size onun yorumunu bildiririm": Yani Yûsuf tarafından. "Feersiluni": Ya’kûb burada, "vela takrabuni” (Yûsuf: 60’ta), "en tüfenniduni” (Yûsuf: 94'te) iki halde de ye ile okumuştur. Saki, saygı için krala cemi sigası ile hitap etmiştir. Ona ve etrafına hitap etmiştir de denilmiştir. Kelâmda kısaltma vardır, takdiri şöyledir: Onu gönderdiler, o da Yûsuf’a geldi: Ey özü sözü doğru (sıddîk) Yûsuf, dedi. Sıddîk: Çok doğru konuşandır. Nitekim fissîk (çok fasık) ve sikkîr (çok sarhoş) demektir. Bunun açıklaması da Nisa: 69’da geçmiştir. |
﴾ 45 ﴿