63

Onlar babalarına dönünce:

"Ey babamız, bizden ölçek / zahire alıkonuldu. Onun için kardeşimizi bizimle beraber gönder de ölçekle alalım. Mutlaka biz onun için muhafızlarız” dediler.

"Babalarına dönünce":

Müfessirler şöyle demişlerdir: Onlar Yakub’a dönünce: Ey Babamız, en hayırlı bir kimse gördük, bizi konuk etti, bize en iyi şekilde ikram etti. Eğer Ya’kûb oğullarından biri olsa idi, bize öyle ikram etmezdi, dediler.

"Bizden ölçek alıkonuldu": Bunda iki görüş vardır, onlar da:

"Yanımda size ölçek yoktur” âyetinde geçti (Yûsuf: 61).

Eğer: Onlara vermedi, dersek,

"munia” lâfzının manası açıktır.

Eğer: Vermemekle korkuttu, dersek,

bu manada da iki görüş vardır:

Birincisi: Bize bu vakitten sonra verilmeyecektir

"yumneu", demektir. Nitekim: Sen bir adama:

"Dehalte vallahinnare bima faalte (Allah’a yemin ederim ki, sen bu yaptığınla ateşe girdin) dersin.

İkincisi:

Mana şöyledir: Ey babamız, eğer onu bizimle göndermezsen bize buğday vermeyecekler. Burada

"munia” lâfzı "yumnau” yerine kullanılmıştır. Meselâ:

"Yahsebu enne malehu ahledehu” (Hümeze: 3) âyetinde

"ahledehu", "yuhliduhu” yerine kullanılmış;

"ve nada ashabunnari” (A’raf: 50) kavlinde "nada", "yünadi yerinde kullanılmış;

"ve iz kalellahu ya İsa” (Maide: 116) kavlinde "kale", "yakulu yerinde kullanılmıştır. Bu iki manayı İbn Enbari zikretmiştir.

"Feersil maana ehana nektel": İbn Kesir, Nâfi, Ebû Amr, Âsım ve İbn Âmir, nun ile "nektel” okumuşlar; Hamze ile Kisâi de, ye ile: "Yektel” okumuşlardır.

Mana şöyledir: Eğer onu bizimle gönderirsen, bize erzak verirler, yoksa vermezler.

63 ﴿