26

De ki: "Rabbim ne kadar kaldıklarını daha iyi bilir". Göklerin ve yerin gaybi O’nundur. O ne kadar iyi gören ve ne kadar iyi işitendir! Onların O’ndan başka hiçbir dostu yoktur ve hükmüne hiç kimseyi ortak etmez.

"Ebsır bihi ve esmi’":

Bunda da iki görüş vardır:

Birincisi: Bu, taaccüb kalıbındadır,

Mana da şöyledir: Allah ne kadar iyi işitici ve ne kadar iyi görücüdür. Yani O, ashab-ı kehf kıssasını ve başka şeyleri daha iyi bilir, demektir. Bu, Zeccâc’ın görüşüdür, bunda ulemanın icmamdan bahsetmiştir.

İkincisi: O, emir manasındadır, tevil de şöyledir: Allah’ın dinini gör ve işittir, yani: Allah’ın hidâyetini göster ve duyur. Bu durumda “He” zamiri ya hidayete gider ya da aziz ve celil olan Allah’a. Bunu da İbn Enbari zikretmiştir.

"Onların O’ndan başka yoktur": Yani göklerdekilerin ve yerdekilerin Allah’tan başka bir yardımcısı yoktur, demektir.

"Hükmüne hiç kimseyi ortak etmez": Ne bir hakimin O’nun hükmettiğinden başkasıyla hükmetmesi ne de bir kimsenin kendi zatından hükmedip de hükmünde aziz ve celil olan Allah’a ortak olması câiz değildir, demektir. İbn Âmir de te ile meczum şekilde: "Vela tüşrik” okumuştur, mana da: Ey insan, Allah’a şirk koşma, demektir.

26 ﴿