32Onlara iki adamın misalini getir: Birisine üzüm bağlarından iki bahçe verdik. O ikisini hurma ağaçları ile kuşattık ve aralarına da bir ekinlik yaptık (koyduk). "Onlara iki adamın misalini getir": Atâ’, İbn Abbâs’tan şöyle dediğini rivayet etmiştir: Onlar İsrâil oğullarında bir kralın iki oğlu idiler, kral öldü ve malını onlara bıraktı. Birisi bahçeler ve saraylar edindi, diğeri de dünyaya kıymet vermedi. Kardeşi dünya süsünden herhangi bir şey için çalıştığı zaman, o da aynısını ahiretine gönderirdi, sonunda malı tükendi. Aziz ve celil olan Allah bunları mü'min ile nimetin kendisini şımarttığı kafire misal getirdi. Ebû Salih, İbn Abbâs’tan şöyle rivayet etmiştir: Müslüman muhtaç olduğu zaman kâfir kardeşine görünürdü, o da: "Babandan miras kalan şey ne oldu?” derdi. O da: Onu Allah yolunda harcadım, derdi. Kâfir ise: Fakat ben bahçeler, koyunlar ve sığırlar aldım. Allah'a yemin ederim ki, dinime girmedikçe sana asla bir şey vermeyeceğim, dedi. Sonra da elinden tutup onu dolaştırmak ve kendi dinine özendirmek için bahçelerine götürdü. Mukâtil şöyle demiştir: Mü’mimin adı: Yemliha, kâfirin adı ise: Furtus’tur. Futrus diyenler de olmuştur. Bunun bir misal olduğu ve Uyeyne b. Hısn ve arkadaşları ile Selman ve arkadaşları için söylendiği de denilmiştir. "Ve hafefnahüma binahlin": Haff: Bir şeyi kuşatmaktır, "haffine min havlil arş” (Zümer: 75) de ondandır. Mana da şöyledir: Bahçelerin etrafım hurma ağaçları ile çevirdik. "Aralarına da bir ekinlik koyduk": Bu da onların tam mamur olduğunu göstermektedir. |
﴾ 32 ﴿