47

Hatırla o günü ki, biz dağlan yürütürüz. Yeryüzünü açık olarak görürsün. Onları toplamış; içlerinden hiçbirini bırakmamışızdır.

"Ve yevme tüseyyerül cibalü": İbn Kesir, Ebû Amr ve İbn Âmir, te ile

"tüseyyerü” ve ref ile de

"elcibalü” okumuşlardır. Nâfi, Âsım, Hamze ve Kisâi de nun ile "nüseyyirü", nasb ile

"elcibale” okumuşlardır. İbn Muhaysın da tenin fethi, “sîn” in kesri, yenin sükunu ile "ve yevme tesirü” ref ile de

"elcibalü” okumuşlardır.

Zeccâc şöyle demiştir: "Veyevme” Manen mensubtur, o da gizli "üzkür” fiili iledir. Şu şekilde mensûb olması da câizdir: Velbakıyatüs salihatü hayran yevme tesirül cibalü (dağlar yürütüldüğü gün iyi ameller daha hayırlıdır).

İbn Abbâs şöyle demiştir: Dünyada bulutlar nasıl yürütülürse, o gün de dağlar yeryüzünden öyle yürütülür. Sonra kırılır, yerden çıktığı gibi yerin içine girer.

"Veterel arda barizeten": Amr b. As, İbn Semeyfa ve Ebû’l - Âliyye, tenin ve dadın zammesiyle "ve türelardu barizeten” okumuşlar, Ebû Recâ’ el - Utaridi de, böyle okumuşsa da o, "elarda"nın dadını meftuh okumuştur.

"Barizeten":

Bunun manasında iki görüş vardır:

Birincisi: Açık demektir ki, üzerinde dağ veya ağaç veyahut bina gibi bir şey yok, demektir. Bunu da çoğunluk, demiştir.

İkincisi: Halkı içinden çıkar, demektir, bunu da Ferrâ’ demiştir.

"Onları toplamışızdır": Yani mü’minlerle kâfirleri, demektir.

"Felem nüğadir":

İbn Kuteybe: Geriye bırakmamışızdır, demiştir. Ğadertü keza, denir ki: Arkada bıraktım, demektir. Ğadir’e (göle) de bundan dolayı böyle denilmiştir; çünkü o da sellerin geride bıraktığı sudur. Eban ise te ile: "Felem tüğadir” rivayet etmiştir.

47 ﴿