48

Rabbine saflar halinde arz edilmişlerdir. Yemin olsun ki, sizi ilk yarattığımız gibi bize geldiniz. Hayır, sizin için tayin edilmiş bir zaman / yer kılmayacağımızı iddia ettiniz.

"Rabbine saflar halinde arz edilmişlerdir": Eğer:

"Bu müstakbeldir, nasıl mazi ile tabir edildi?” denilirse, cevap şöyledir: Allahü teâlâ’nın olacağını bildiği şey, gözle görülmüş ve olmuş bitmiş kabul edilir, meselâ

"ve nada ashabul cenneti” (A’raf: 43) kavli de böyledir.

"Saflar halinde (saffa)":

Burada da dört görüş vardır:

Birincisi: O, hepsi manasınadır, meselâ

"sümme'tuni saffa” (Taha: 64) kavli gibi. Bunu da Mukâtil, demiştir.

İkincisi:

Mana şöyledir: Rabbine saflar halinde (masfufine) arz olundular, bu da Basra ekolünün görüşüdür.

Üçüncüsü:

Mana şöyledir: Rabbine saflar halinde (sufufen) arz olundular; bu durumda tekil çoğul yerine kullanılmıştır, meselâ

"sümme nuhricüküm tıflü” (Hac: 5) kavli gibi.

Dördüncüsü: Hiç kimse Allah'ın gözünden kaçmadığı için hepsi görülen bir saf gibi olmuşlardır. Bu görüşleri İbn Enbari zikretmiştir. Her ümmet ve zümrenin bir saf olacağı da söylenmiştir.

"Bize geldiniz": Onlara

"böyle denilir” sözü gizlenmiştir.

Bununla muhatap olanlar hakkında ise iki görüş vardır:

Birincisi: Onlar hepsidir.

İkincisi: Kâfirlerdir. Bu durumda lâfız genel, mana özel olmuş olur.

"Kema halaknaküm evvele merretin": Bu da En’am: 94’de tefsir edilmiştir.

"Hayır siz iddia ettiniz": Bu da özel olarak kâfirlere hitaptır, mana da: Dünyada iddia ettiniz,

"sizin için tayin edilmiş bir zaman kılmayacağımızı": Yani yeniden diriltmek ve cezalandırmak için, demektir.

48 ﴿