49

Kitap konulmuştur. Günahkârların ondaki şeylerden korktuklarını görürsün.

"Eyvah bize, bu kitaba ne oluyor da, küçük büyük bırakmamış, illâ ki, onları saymış!” derler. Yaptıklarını hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.

"Kitap konulmuştur":

Bunda da üç görüş vardır:

Birincisi: O, mahlukat yaratılmadan önce amellerinin yazıldığı kitaptır, bunu da İbn Abbâs, demiştir.

İkincisi: O hesaptır, bunu da İbn Saib, demiştir.

Üçüncüsü: Amel defterleridir, bunu da Mukâtil, demiştir.

İbn Cerir Taberî de şöyle demiştir: Amel defterleri ellerine konulmuş (verilmiş) tir. Buna göre kitap ism-i cinstir.

"Mücrimleri görürsün":

Mücâhid: Kâfirleri, demiştir. Bazı ilim adamları da: Kur’ân’da geçen her mücrimden kâfir murat edilmiştir, demişlerdir.

"Korkarlar içindeki şeylerden": Kötü amellerden.

"Eyvah bize, derler": Bütün tehlikelere düşenler böyle derler. Biz de bu manayı En’am: 31’de

"ya hasretena” kavlinde şerh etmiş bulunuyoruz.

"Küçük büyük bırakmamış illâ ki, onları saymış": Bu küçük ve büyük işler için zahir manasınadır;

İkrime ise

İbn Abbâs’tan şöyle dediğini rivayet etmiştir: Küçük: Gülümseme, büyük de: Kahkahadır. Bundan, bunların küçük ve büyük günahlar olduğu murat edildiği sanılır, öyle değildir; çünkü sırf gülmek ve gülümsemek günah değildir. Maksat şudur: Gülümsemek küçük fiillerdendir, gülmek de büyük fiillerdendir.

Dahhâk da

İbn Abbâs’tan şöyle dediğini rivayet etmiştir: Küçük: Mü’minlere gülmek ve onlarla alay etmektir. Büyük de: Bunu kahkaha ile yapmaktır. Buna göre bunlar onu yapanın niyetinden dolayı günah olur, yoksa bizzat günah değildir.

"Ahsaha"nın manası da: Onu saymak ve tesbit etmektir, mana da: Sayılı olarak bulur, demektir.

"Yaptıklarını hazır bulmuşlardır": Yani kitaba yazılmış ve geçirilmiş olarak, demektir. Onun karşılığını hazır bulurlar da, denilmiştir.

Ebû Süleyman da şöyle demiştir: Araştırmacılara göre doğrusu şudur: Mü’minlerin büyük günahlardan sakındıkları takdirde küçük günahlarının affedilmesi va'di, sahibi ahirette bunu gördükten sonra gerçekleşeceğidir.

"Rabbin kimseye zulmetmez":

Ebû Süleyman şöyle demiştir: Mü’minin iyilikleri eksiltilmez, kâfirin de kötülükleri artırılmaz. Şöyle de denilmiştir: Eğer kâfirin köle azat etme ve sadaka verme gibi bir hayır işi olursa, ona karşılık azabı hafifletilir; eğer ona bir Müslüman zulüm ederse, Allah o Müslümandan onun hakkını alır, böylece hak Allah’ın olur.

49 ﴿